İş Geliştirme Taktikleri

Yeni iş mi gelmiyor. Odaklanmaya ne dersiniz?

Yeni iş geliştirirken en zor şey mevcut odağınızı koruyabilmektir. Kestiğiniz faturalar azalınca, iş takviminiz yavaşladığında her yere saldırmak yıpratıcıdır ve panik havası yaratır. Gözünüzü hedeften ve odağınızdan ayırmadan ilerlerseniz işinizi yaparken daha mutlu ve etkili olacağınızı söyleyebilirim. Ne olursa olsun, tuttuğumuz yoldan ve istikametten ayrılmamamız kontrolü elde tutmak için gereklidir.

Kolayca yeni müvekkil bulan ve işler alan başarılı avukatlar duymuş olabilirsiniz. Bu faaliyetler onlar için çocuk oyuncağı gibi görünebilir. Siz de ön çalışma ve etkin iş takibi ile onlar gibi olabilirsiniz. İşte yoğunlaşmanız gereken noktalar:

  1. Müvekkiller için hazır olun. İşe yeni başlayan bir avukat veya yıllarını bu mesleğe vermiş bir hukukçu da olsanız, bir masaya oturup iş geliştirme planı yapmalısınız. Bu plan sizin yol haritanız olacaktır. Bu size zor gelebilir. Aslında çok kolaydır. Kullanmanız gereken tüm parametreler zaten bilginiz dâhilindedir. Planı oluştururken zorlanacağınız bölüm, bir hedef gruba odaklanarak plan yapmak ve kimden iş gelirse gelsin yaparım düşüncesinden uzak durmaktır. Ne iş olsa yaparım düşüncesi bu meslekte fark edilmenizi ve nitelikli işlerin size gelmesini maalesef önleyecektir. İş geliştirme planınızı hazırlarken kendinize sormanız ve cevaplamanız gereken temel sorular aşağıdaki gibidir:
  • Ne tarz işler yapmak istiyorum?
  • Bu tarz işler için kimler veya hangi kurumlar avukatlarla çalışır?
  • Karar alıcılar avukatlar hakkında bilgi ve tavsiyeye nereden ulaşır?
  • Hedeflediğim müvekkil adaylarının beni bu konunun uzmanı olarak algılamaları ve onların radarına girmek için ne yapmalıyım?

2. Yaptığınız işi kararlılıkla sürdürün ve geliştirin. Her zaman iş geliştirme planınızı gözden geçirin ve güncelleyin. Plan sorularına verdiğiniz cevapları tekrar okumanız, tam olarak ne yaptığınızı size hatırlatacaktır. Bir çeşit iman tazelemesi olacaktır. Planı uygulama safhasında, yeni taktikler öğrenecek ve hatalarınızdan ders çıkaracaksınız. Biliyorum planlama yapmayacak kadar çok yoğunsunuz. Bunun için uzmanlarla çalışarak becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Zaman ve nitelikli işler kazanabilirsiniz.

3. İş sonuçlarınızı ölçün ve takip edin. Yaptıklarınızı ölçmeden performansınızı yönetemezsiniz. Başladığınız noktaya geri dönüp bakın. Sayısal olarak ne gibi faaliyetlerde bulunmuşsunuz, kaç kişi veya kurumla temas kurmuşsunuz, kaç adet makale yazmış veya alanınızda konuşmacı olmuşsunuz. Linkedin üzerinden kaç kişiyle tanışmışsınız. Yaptığınız zaman ve para yatırımının karşılığında neler elde etmişsiniz veya edememişsiniz. Hangi yöntemler işe yaramış, hangileri faydasız olmuş. Elde edeceğiniz veriler performansınızı yönetmenize ve hedefe ilerlerken ince ayar yapmanıza olanak verir.

Endişe etmeyin. Bu disiplinli iş geliştirme ve iş takibi kısa sürede yeni müvekkillerin kapınızı çalmasını sağlayacaktır.

İdealinizdeki Müvekkilleri Edinmek ve Kalıcı Hizmet Vermek İçin 6 Etkili Yöntem

Birçok Avukatın zor yoldan öğrendiği yöntemleri size zaman kazandıracak şekilde göstermek isterim. Kendinize uygun olmayan müvekkillere hizmet vermeye çalıştığınız sürece hayalini kurduğunuz mesleki tatmine ulaşmanız güç olacaktır. Peki, ideal müvekkillere nasıl ulaşacaksınız?

Bu altı etkili yöntemle arzu ettiğiniz müvekkil adaylarını kendinize çekebilirsiniz. Bu da zaten herkesin amacıdır.

1.    Getirisi düşük, ödeme kabiliyeti zayıf olan işlerden uzak durun. Birçok Avukat irili ufaklı her işi almayı hedefler. Zaman ilerledikçe, kazancı düşük, tahsilâtı sıkıntılı işlerin takibi, ofiste yarattıkları iş yükü gözlerine batmaya başlar. Verdikleri hizmetin kalitesi düşer. Size yeni ve nitelikli işler getireceğine inandığınız müvekkillerin irili ufaklı tüm işlerine bakabilirsiniz ama bunu genel bir iş politikası haline getirirseniz gelirlerinizde azalma ve nakit akışınızda bozulma meydana gelecektir. Verdiğiniz emeğin karşılığını alamamak sizi işten soğutacaktır. Sınırlı zamanınızı müvekkillere tahsis ederek kaliteli hizmet sunduğunuzu unutmamalısınız.

2.    Açık ve net iletişim kurun. Mevcut müvekkillerinizle sağlıklı bir iletişiminiz yoksa size yeni işler getiren veya getirebilecek bu insanları kaybetmeniz an meselesidir. Hukuki terimlerle ve anlaşılması zor bir dilde konuşmanız sizi onlardan uzaklaştıracaktır. Müvekkiller konuşulanları anlamadığı sürece sizinle sağlıklı iletişim kurmaları ve iş yapmaları güç olacaktır. İşinizi yaparken, kolayca anlaşılabilir olmaya, sade ve net konuşmaya özen göstermelisiniz.

3.    Beklentileri yönetin. Karşılayamadığınız beklentiler müvekkillerin sizi terk etmelerinin bir başka nedenidir. Sizinle çalışmaya başladıkları ilk günden itibaren beklentilerinin gerçekçi olduğundan emin olmalısınız. Gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatler vermekten uzak durmalısınız.

4.    Sizi arayanlara gerçekten hızlı dönüş yapın. Gelen telefonlara ve e-posta mesajlarına en geç bir saat içerisinde cevap verebiliyorsanız, çok başarılı bir hukuk bürosunu yönetiyorsunuz demektir. Duruşmada veya toplantıda olduğunuz zamanlarda, bir yardımcınız varsa gelen aramaları onun hattına yönlendirebilirsiniz. Sizin adınıza telefonla arayanlara cevap verebilir, o an müsait olmadığınızı, gün içerisinde hemen kendilerine dönüş yapacağınızı arayanlara iletebilir. Bir yardımcınız yoksa meşgul olduğunuz zamanlarda telefon hattınızı telesekreter hizmetine yönlendirebilirsiniz. İnsanların size sesli mesaj bırakabilmelerine imkân verebilirsiniz. Telesekreter hizmeti onlara gün içerisinde mutlaka geri dönüş yapacağınızı taahhüt eden bir tarzda olmalıdır. Bu yolla, sizi arayan ama ulaşamayan müvekkiller sakince beklemeye alacaklar ve beklerken kendilerini iyi hissedeceklerdir. Örnek sesli mesajınız: “Merhaba, şu an bir müvekkil toplantısındayım. Lütfen not bırakın. Size gün içerisinde en kısa sürede dönüş yapacağım” olabilir.  

5.    Herkese kulak verin. Bazen müvekkilleriniz sizden sadece yakınlık ve kişisel ilgi göstermenizi beklerler. Yaşadıkları sorunu yüzlerce defa duymuş olabilirsiniz. Fakat onlar için bu durum çok yenidir, önemlidir ve endişe vericidir. İyi bir dinleyici ve halden anlayan bir kişilik olduğunuzu onlara gösterin.

6.    Gözlerden ırak olmayın. Müvekkillerden duyduğumuz şikâyetler içerinde en can alıcı olanlarından birisi de: “Büronun kıdemli avukatı işi bizden alırken hep birlikteydik, ilerleyen safhalarda yüzünü görmek maalesef mümkün olmadı. Junior avukatlarla işimizi takip etmek zorunda kaldık” şeklinde olanıdır. Müvekkil memnuniyeti ve bağlılığı istiyorsanız, onlara yakın durmalısınız. Zaman zaman arayın, hatırlarını sorun, dosyalarıyla ilgili bilgi verin, ziyaret edin.

 

Bir Serbest Avukat olarak iş ve yaşamı nasıl dengeleriz?

Gene sıkıntılı zamanlardan geçiyoruz. Serbest Avukat olarak iş yapmanın ve karşılığını almanın zorlaştığı, müvekkillerin daha fiyat odaklı oldukları ve sizden daha fazlasını daha aza alma düşüncesinde oldukları zamanlardayız.

Bu zorlu iş ortamında, bir Avukat olarak yaptığınız işten ve elde ettiğiniz gelirden memnun değilseniz, bırakıp gitme fikri kafanızda dolaşıyor veya kendinizi çaresiz hissediyorsanız, müvekkillere vereceğiniz hukuk hizmetinin kalitesi zamanla düşecektir. Düşük kalitede hizmet de sizden duyulan memnuniyetin azalmasına ve müvekkil kayıplarına neden olacaktır. Mesleğinde başarılı ve tatmin duygusu güçlü avukatlar müvekkillerine yüksek kalitede hizmet vermeyi bir ülkü haline getirmiş kişilerdir ve bu onların zirvede kalmalarını sağlar.

İş ve yaşam dengenizin bozulduğunu düşünüyorsanız, çok çalışıp az kazanıyor ve kaliteli hukuk hizmeti verme hedefinden saptığınızı görüyorsanız, yeniden rotaya dönebilmeniz için size aşağıdaki on yöntemi öneririm.

  1. Önemsiz işlerden uzak durun. Vaktiniz sınırlı, 2018 yılında yapmanız gerekenlerin bir listesini hazırlarken aynı zamanda yapmamanız gerekenleri de tek tek not etmelisiniz.
  2. Öncelikli konuları ele alın. Ofisinize geldiğinizde üretken olmanız gereken önemli ve acil işleri halledin ve daha sonra e-posta mesajlarınıza bakın.
  3. Müvekkiller için önemli olan konulara odaklanın. Çünkü müvekkiller için önemli olan konulara dikkat etmezseniz, yakında onları kaybedebilirsiniz.
  4. Hayat amacınızı belirleyin. Bir hayat amacınız olduğunda ve bu amaca doğru kariyerinizi kullanarak ilerlediğinizde kendinizi daha mutlu ve iç huzurlu hissedeceksiniz.
  5. Yardım amaçlı sosyal projelerde görev alın. İşinizden ve kendinizden daha yüce konularda insanlara ve topluma destek olduğunuzda kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz.
  6. Kendinize yatırım yapın. Yeni işler elde etmede sıkıntı yaşıyor, sabit giderleriniz üzerinizde aşırı stres ve baskı yaratıyorsa, işinizi geliştirme konusunda bir uzmandan mutlaka destek alın. 2018 Yılında yeni bakış açıları kazanarak işinizi daha iyi noktalara taşıyın.
  7. Kendinize iyi bir ortak bulun. İyi bir iş ortağı hızlı büyümek için vazgeçilmezdir. Sizin zayıf yönlerinizi tamamlayacak bir iş ortağı gücünüze güç katacaktır. Hemen doğru kişiyi aramaya başlayın.
  8. Profesyonellerle bir araya gelin. Avukatlar bir alanda uzmanlaştıklarında, diğer alanlarda oluşan fırsatları göremeyebilirler. Bu nedenle yeni fırsatları dinlemek ve takip etmek amacıyla başka alanlarda uzman kişilerle bir araya gelin ve genel kültür arttırma seansları gerçekleştirin.
  9. Az şikâyet edip değişime ayak uydurun. Değişen dünyada değişen şartların ve sorunların yenilikçi çözümlerini bulmak için çalışmalısınız. Ancak bu sayede yeni yeni insanlar sizin kapınızı çalacaklardır. Eski günler asla geri gelmeyecektir.
  10. Eğlenceye vakit ayırın. Şimdiden gelecek yılın tatil planını yapmaya başlayın. Takviminizde yer alan diğer tarihler için de iş hedeflerinizi belirleyin. Yolculuklar, yeni kültürlerle tanışacağınız tatiller ve bunların hayaliyle yaşamak, geleceğe umutla bakmanızı sağlar ve sizi iş içinde enerjik tutar.

İyi Müvekkilleri Kazanma Sanatı

İyi müvekkilleri bulmanın birinci kuralı ne tarz müvekkiller istediğinizi bilmektir. Hedef müvekkillerinizi belirlerseniz, pazarlama faaliyetlerinizi buna göre odaklayabilirsiniz. Kimi takip ettiğinizin farkındaysanız onu yakalamanız mümkün olur. Bu amaçla, işe Linkedin üzerinden yayınladığınız dijital özgeçmişiniz ile başlayın ve hedeflenmiş bir sosyal medya çalışmasına stratejik olarak start verin.

1.    Plan mı pilav mı?

Bir sayfalık kısa, net ve açık bir yazılı iş planıyla hangi müvekkil kitlesine ne gibi hizmetler sunacağınızı mutlaka belirleyin. Vizyonunuz çerçevesinde, sunduğunuz hizmetlerin faydalarını hedef kitleyle paylaşmaya başlayın. Profesyonel blogunuz, internet siteniz ve yazılı basın yoluyla hedef kitlenin dikkatini çekmeye başlayın.

2.    En güzel taraflarınızı gösterin

Potansiyel müvekkiller sizi bulduğunda kişisel markanız sürekli parıldamalıdır. Dijital saygın özgeçmişler oluşturmanız, kim olduğunuz hakkında ve insanların diğer avukatlar yerine neden sizinle çalışmaları gerektiği hakkında net bir fikir verir. Yayınladığınız bütün özgeçmişlerin eksiksiz olduğundan emin olun. Çalışma alanlarınız, ödülleriniz, sertifikalarınız, makaleleriniz dahil olmalıdır.

Profilinizde güzel bir resim varsa sizinle irtibata geçilmesi ihtimalini 17 kat arttırırsınız. Bu nedenle, sakın özgeçmişinizi resimsiz bırakmayın. Ayrıca,video yoluyla röportaj şeklinde çalışmalarınız hakkında kısa bilgiler de verebilirsiniz. Müvekkillerin %62’si avukata olan güvenlerinin bu tarz videoları izledikten sonra arttığını söylemektedir.

3.    Tarzınız her şeyi belirler

Her müvekkilin seviyesine göre onlara hitap edin. Ses tonunuz, dinleme tarzınız, göz temasınız insanların sizi nasıl algıladığının belirleyicisidir.  Ne söylediğinizden çok nasıl söylediğinize bakar. Sesinizin tonu ve enerjisine göre hakkınızda bir yargıya varırlar.  Bağıran veya bilmiş bir tarzla yaklaşırsanız hemen sizden soğurlar. Kaliteli iletişim kurarken, iyi bir dinleyici olmak, konuşmaktan daha etkilidir. Kimsenin sözünü kesmeden dinlemek, buna karşın çok konuşarak vaktinizi gereksiz yere almamalarını sağlamak bir sanattır. Duyduklarınızı sesli bir şekilde tekrar etmek ve yansıtmak, onları anladığınızı karşı tarafa hissettirir.

4.    Müvekkil adayını bilgiyle doyurun

Müvekkillerin %42’si özel sorunlarının çözümünde mutlaka dijital dünyada araştırma yapmaktadır. Sosyal medya ve dijital dünyadaki varlığı güçlü olan avukatlar hemen alternatifler arasından sıyrılmakta ve müvekkil adayının radarına girmektedir. Dijital dünyada bilinirlik sağlamanız çok daha kısa sürede olmaktadır. Potansiyel müvekkillerin size ulaşması ve temas kurması daha kolay olabilmektedir. Bu iş size büyük bir zaman yatırımı gibi gelebilir. Aksine, haftada birkaç saatinizi bu işe ayırdığınızda tanınmaya başlarsınız.

Avukatlıkta Fiyat Rekabetiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?

Devamlı olarak müvekkillerinizden fiyat indirmeniz konusunda baskı görüyor musunuz? “Diğer avukatlar daha ucuza yapıyor, sen de yapmazsan onlarla çalışırım.” sözünü işitiyor musunuz? Eğer öyleyse, bu sorunun temel nedenine odaklanma vakti gelmiştir.

Sizin için uygun olmayan müvekkilleri hedeflemek ve onların işini yapma isteği bu sıkıntının ana nedenidir.  Ne iş olursa alalım şeklinde yaklaştığınızda iş hacminizde artışlar yaşayabilirsiniz. Alacağınız sonuçlar olumlu gözükmekle birlikte sizi riske sokacak niteliktedir. Bu şekilde gelen müvekkiller fiyat pazarlığıyla sürekli sizi sıkıştıracak ve düşük bedellere size iş yaptırma arzusunda olacaklardır. Ayrıca sizden bir sürü ek hizmeti de ücretsiz yapmanızı isteyeceklerdir.

Fiyat rekabetinin içine girdiğiniz anda, fiyatlarınızın gideceği tek yön aşağı doğrudur. Peki, öyleyse, ne yapmalı? İşte size hak ettiğinizi almanızı sağlayacak üç hızlı adım:

1.İdeal müvekkil profilinizi tanımlayın

Müvekkillerinizi belirli kriterlere göre sınıflandırın. Yaş grubu, meslek grubu, eğitim, ilgi alanları, medeni durumu, hobileri ve hayat tarzlarını inceleyin. Sizin için ideal olan müvekkillerin ortak yönlerini bulmaya çalışın. Ortak yönleri belirledikten sonra, bu yönlere sahip olan müvekkil adaylarıyla bulundukları noktalarda temas kurmak için çalışmalar başlatın.

2. İdeal müvekkil hedefinizden bahsedin

Ofis çalışanlarınıza ve size müvekkil yönlendiren değerli kaynak kişilere hangi müvekkilleri hedeflediğinizi söyleyin. Sizin için ideal olan müvekkil özelliklerinden bahsedin. Onları bu konuda bilinçlendirin.

3. Müvekkilinizle mutabakat yapın

Yeni bir müvekkille anlaşma imzalamadan önce çalışma şartlarınız hakkında onları bilgilendirici bir toplantı yapın. Sizden neleri talep edebileceklerini onlara detaylı anlatın. Hizmetlerinizi nasıl ve ne zaman faturalayacağınızı ifade edin. Kendilerinin sizden beklentileri olduğu kadar sizin de onlardan neler beklediğinizi onlarla paylaşın. Müvekkil cevap verirken konuyu yuvarlak sözcüklerle geçiştiriyorsa, ileride sıkıntı yaşayabileceğinizi bilin ve tam bir mutabakat sağlanması için ısrarcı olun.

Avukatlar için Pratik Çevre Edinme Yöntemleri

Çevre edinirken ve bu amaçla faaliyette bulunurken kendinizi rahatsız mı hissediyorsunuz? Cevabınız evet olabilir. Bu normal bir durumdur. O zaman, şu soruları da size sormama müsaade edin:

  • Eşe dosta yardımcı olmaktan hoşlanıyor musunuz?
  • Davetlere ve organizasyonlara katılmaktan hoşlanıyor musunuz?
  • İyi bir dinleyici misiniz?

Eğer cevaplarınız evet ise, düşündüğünüzden çok daha kolay yeni insanlarla tanışmanız mümkündür diyebilirim. Çevre edinme kelimesi size zorlama bir faaliyetmiş gibi gelebilir. Katıldığınız davetlerde ve organizasyonlarda bu kelimeyi eğlenmek olarak algılamanız, işi sizin için kolaylaştıracaktır.

Her şeyin başı, iyi bir dinleyici olmanız ve sorular sormanız tanıştığınız insanları yakından tanıyabilmeniz için gereklidir. Bu şekilde, onlara nasıl yardımcı olup olamayacağınızı anlarsınız. Onları sosyal ve iş çevrenizin bir aday üyesi haline getirebilirsiniz.

Aman dikkat! Davetlerde ve toplantılarda kendinizden bahsetmeniz, insanlardan çok sizin konuşmanız size zarar verir. Zamanınızı boşa harcamış olursunuz. Amacınız farklı insanlarla tanışmak ve onların dünyalarına hızla girebilmek olmalıdır. Bir karşılaşmada en çok konuşan taraf o görüşmenin kendisi için en başarılı geçtiğini düşünen taraftır. Bunu asla unutmayın. Bırakın insanlar konuşsun, mutlu olsun. Siz dinlemede kalın.

Aşağıda paylaştığım taktikleri çevre oluşturma imkanı veren ortamlarda uygularsanız faydasını göreceğinizi garanti ederim:

  • Tanıştığınız insanlara, kişisel ve mesleki fikirlerini, ilgi alanlarını ve amaçlarını sorun. Bu şekilde onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi anlayabilirsiniz.
  • Sonrasında, insanlara hedeflerine ulaşmalarında yardımcı olun. Örnek: Tanıştığınız bir isim hayır kurumu için bağış topluyorsa ilk bağışı ona siz yapın.
  • Bir davet veya organizasyona katılacağını öğrendiğiniz ve radarınızda olan isimler hakkında küçük araştırmalar yapın. Çalıştıkları sektör, rakipleri, yaşadıkları zorluklar hakkında bilgiler toplayın. Onların karşılarına hazırlıklı çıkın.
  • İşlerine yardımcı olabileceğini düşündüğünüz, kendi çevrenizdeki insanları onlarla tanıştırmayı teklif edin.
  • Tanışma gerçekleştirdikten sonra o isimleri mutlaka takip edin. Hatırlatma ve teşekkür notları, e-postalar, bilgi paylaşımları ve ilgi alanlarıyla ilgili güncel durumları onlara gönderin. Bu şekilde, iş çevrenize kalıcı bir üye kazandırın.

Yüksek Egonun Avukatlık Kariyerinizi Yok Etmesinin Beş Yolu

Rekabetin yoğun yaşandığı hukuk sektöründe bir avukat olarak sağlıklı bir egoya sahip olmak gücünüze güç katar. Buna karşılık, egonuzu kontrol altında tutamazsanız, kariyerinize zarar veren bir canavara dönüşür. Ticari kararlar alırken, müvekkillerle temas ederken veya hangi dosyayı alacağınızı belirlerken egonuzun farkında olmanız ve onu ne zaman, nerede bir kenara bırakacağınızı bilmeniz önemlidir.

Sağlıklı bir egoya sahip olmanız kötü bir şey değildir. Ameliyat olacak hastaların cerrahlarına güvenmesi gibi, müvekkiller de avukatlarının kendinden emin olmasını ve kararlı bir şekilde dosyalarını takip etmesini isterler.

Aşağıda, avukatların sıklıkla düştüğü ego tuzaklarını, kariyerlerine zarar veren beş yaklaşım tarzını bulabilirsiniz:

1. Hayal kırıklığı yaratan müvekkil ilişkileri

Müvekkiller avukatların yeteneklerine güvenmek isterler. Bununla birlikte, avukatlar tarafından sözlerinin dikkate alınmasını da arzu ederler.  Küçümseyen yaklaşımlar, onlardan daha bilgili olduğunuzu ifade eden tavırlar başınıza dert açacaktır.
Alanınızdaki en iyi hukuk hizmetini sunuyor olabilirsiniz. Müvekkillerinizle sıcak ve samimi bir diyalog kuramıyorsanız iş ilişkinizin derinleşmesi, orta ve uzun vadede size yeni iş fırsatlarını getirecek tavsiye mekanizmasının çalışması mümkün olmayacaktır.

Hukuk Fakültesinden beri avukatlar doğru cevaplara sahip olmaları yönünde eğitilirler. Avukatlar zaman zaman yavaşlayıp: “En son ne zaman mesleğimle ilgili tavsiyeler aldım?” diye kendilerine sormalıdır. Dostluk faktörünün mevcut olduğu müvekkillerden geri bildirim istemek, avukatların kişisel gelişimi için çok faydalıdır.

2. Pratisyenlik

Müvekkiller artan bir şekilde uzmanlık aramaktalar. Çünkü sıkıntılarına çözüm üretecek, konuyu derinlemesine bilen profesyonellerle çalışmak istiyorlar. Buna karşın, bazı avukatlar her şeyin altından kalkabilecekleri düşüncesine sahipler.  5-10 alanda birden hizmet vermeye çalışan hukuk büroları var. Bu kadar çok alanda yaşanan gelişmeleri takip etmek ve her birine yeterince odaklanmak mümkün olamayacağından dolayı, maalesef verilen hizmetin kalitesinde sorunlar yaşanıyor. İş yapma hırsını ve egoyu bu noktada kontrol altına almanız sadece 1-2 alanda uzmanlaşarak iyi olduğunuz alana odaklanmak size rekabet üzeri başarıyı getirecektir.

Pratisyen bir tarzda her şeyden anlamaya çalışmak, küçük ve orta ölçekli bürolarda karşılaştığımız bir durumdur. İş alabilmek adına hedef kitlelere yönelik yapılan bu konumlandırma, söz konusu avukatların çetin bir fiyat rekabetinin içine düşmelerine sebep olmaktadır. Belli bir konunun uzmanı olduğunuzda ise hedef kitleler tarafından anlaşılır ve daha fazla işi daha yüksek ücretlerle almanız mümkün olur.

3. Paylaşmamak

Bazı avukatlar, müvekkillerinin farklı hukuk alanlarındaki ihtiyaçları için onları başka hukuk bürolarına yönlendirmeye sıcak bakmamaktadırlar. Müvekkilin aklını çelerler korkusuyla veya diğer meslektaşlarına güvenmedikleri için müvekkilin ihtiyacını tam olarak karşılayamamakta, köklü bir iş ilişkisini müvekkille kuramamaktadırlar.

İşinizin kalıcı olmasını ve büyümesini istiyorsanız, müvekkilinizin baş danışmanı olarak çalışmalısınız. Meslektaşlarınızın farklı bakış açılarını onlarla paylaşmalısınız.
Müvekkillerinizi köşe bucak saklamanız asla çıkarınıza değildir. Müvekkiller derinlik ve profesyonellik ararlar. Sizi ne kadar çok sevseler de, bir gün hasta olma ve işlerini yapamayacak duruma düşme ihtimaliniz onlar için bir endişe kaynağı haline gelir. Tek adam gösterisi bir yerden sonra soru işaretlerinin doğmasına sebep olur. Onlara ek bir açılım sunamadığınızda, müvekkilleriniz işlerini başka bürolara vermeye başlarlar. Bunu öğrendiğinizde artık iş işten geçmiş olur.

4. Kaybedilecek dosyaları almak

Kazanma olasılığı üzerine hesap yaparak işler almanın riski yüksektir. Çünkü kazanamazsanız para alamazsınız. Bu nedenle, avukatların hangi dosyalardan sonuç çıkmayacağını, hangilerinde de makul bir kazanma olasılığı olduğunu belirleyebilmesi başarı için anahtar öneme sahiptir.

Bazı avukatlar kendilerini yenilmez görürler. Davadaki tüm görünmez tuzakları alt edeceklerine inanırlar.  Bu noktada, bu avukatların yüksek egoları kazanma ihtimali yüksek olmayan dosyaları almalarına sebep olur. Bu şekilde ölçüsüz risk almış olurlar.

Zor dosyaları almak veya almamak konusu avukatların sürekli karşılaştıkları çetin bir ikilemdir. Kendini ve sınırlarını bilen bir avukat olmak bu noktada önemlidir. Masanıza gelen her dosyayı dikkatlice incelemeniz kariyeriniz ve saygınlığınız için elzemdir. Mükemmele yakın dilekçeler hazırlasanız da bir dosyanın olgularını değiştiremezsiniz. Hakikat hakikattir ve bunlar bir avukat olarak sizi sınırlayacaktır.

5. İş Fırsatlarını Kaçırmak

Avukatlar, değişen kanunları ve yenilikleri yakından takip etmeleri ve detaylarına hakim olmaları gerektiğini çok iyi bilirler. Zaman zaman gözden kaçırdıkları ise, dış dünyadaki yaşanan hızlı değişimleri mevcut iş modellerine zamanında tatbik edememeleridir.

Örnek olarak, geçmişte iş geliştirme amaçlı uyguladığınız ve kişisel markanızın pazarlamasında işe yarayan teknikler bugün hedef müvekkillerin ilgisini çekmeyebilir. Özellikle yeni nesillerin hukuk sektörüne girmesi veya hukuk hizmetleri alımında karar alıcı haline gelmesi bu olguyla sizi karşı karşıya bırakır.

Yeniliklere açık bir avukatsanız, bir danışmanla çalışmak için asla yaşça büyük olamazsınız, danışmanınız sizden yaşça küçük olsa dahi. Bu amaçla, değer verdiğiniz müvekkillerin görüşlerini alınız. Saygı duyduğunuz müvekkilleri bireysel yönetim ve danışma kurulu toplantılarınıza davet ediniz. Değerli düşüncelerini sizinle paylaşmalarını onlardan isteyiniz.

Bu tarz mentorluk desteği almak, kendi kanatlarıyla uçmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen genç avukatlar için de çok faydalıdır. Egonuzu bir kenara koyup, değişen dünya ve piyasa şartlarında size rehberlik edecek bir mentordan destek almanız, kariyerinizde kalıcılık ve sürdürülebilir büyümeyi size getirecektir.

Avukatlar neden kitap yazmalıdır?

Bir Avukat olarak kitap yazmak saygın pazarlamanın ilkelerinden bir tanesidir ve önceden beri bilinen etkili bir ikna yöntemidir. İyi bir makale yazabiliyorsanız, iyi bir kitap da yazabilirsiniz. Peki, neden yazmalısınız?

  1. Otorite. Yazmış olduğunuz bir kitap, potansiyel müvekkiller tarafından o konunun otoritesi olarak algılanmanızı sağlar.
  2. Tanıtım. Bir eser, müvekkil adaylarınızı hukuki konularda karşılaşabilecekleri riskler ve çözüm yollarıyla tanıştırmak için idealdir. Hedeflediğiniz müvekkiller eserinize ulaşabilir, kendi sektörel durumlarını da içeren konularda temel hukuki kaideleri öğrenebilir ve sizinle çalışmaya karar verdiklerinde birlikte nereden başlamaları gerektiğine emin olurlar.
  3. İş mıknatısı. Bir kitap size doğru çok değerli bir çekim gücü oluşturur. Eserinizi internet sitenizde müvekkil adaylarınızın beğenisine sunduğunuzda, size yeni işleri getiren ve telefonlarınızı çaldıran bir güç haline gelir.

Hangi hukuk alanında çalışmalar yaparsanız yapın, yeni işlerin size daha çok gelmesini istiyorsanız, hemen çalıştığınız branşla ilgili bir kitap yazmaya başlayın ve onu basılı veya e-kitap şeklinde potansiyel müvekkillere sunun. Yeni kitabınız sizin ilk adımı atmanızı bekliyor.

Başarılı Hukuk Büroları Neden Pazarlama Odaklıdır?

Hukuk Bürolarıyla kurumsal gelişim projeleri gerçekleştirirken önemli tespitlerde bulunuyoruz. Örneğin, iyi yönetilen hukuk bürolarında her zaman güçlü bir pazarlama anlayışı görmekteyiz. Hukuk Sektöründe pazarlama bu kadar popüler hale gelmeden önce, bu kurumların iş yağdıran bir veya iki kurucu ortakları vardı. Sektörde rekabet arttıkça, daha fazla sayıda hukuk bürosu pazarlamanın kalıcı başarı için kritik öneme sahip olduğunun farkına vardı. Bu amaçla, daha fazla ortağın pazarlama faaliyetlerine dahil olmasını sağladılar.

Hukuk Bürolarıyla gerçekleştirdiğimiz özel anketlerde, yüksek karlılık ve müvekkil memnuniyeti elde eden büroların ortak iş alışkanlıklarını araştırdık. Elde ettiğimiz sonuçlarda, sahip olunan bu ortak alışkanlıkların çok değerli birer pazarlama aracı olduğunu gördük.

Şimdi, bu iş yapma alışkanlıklarını aşağıda sizinle paylaşmak istiyorum:

  1. Daha az sayıda büyük müvekkile sahipler. Bu şekilde, müvekkili anlamaya ve yaklaşım göstermeye daha fazla odaklanabiliyorlar. Bunun sonucunda, başka hukuk alanlarında müvekkile hizmet verme imkânı doğabiliyor. Ayrıca, müvekkilin ofisi terk etme riski azalmakta ve büyük müvekkillerin büroyla çalışmama kararı alması durumunda, yaşanacak ciro kayıpları daha düşük olmaktadır.

  2. Kesintisiz müvekkil teması kuruyorlar. Bir dava üzerinde çalışmasalar bile, müvekkilin işiyle ilgili olan konuşmaları ve paylaşımları onunla devam ettirmekteler. Bu şekilde, sadece onlardan aldıkları ücret için müvekkillere ilgi göstermediklerini ispat etmiş oluyorlar.

  3. Niş Hukuk alanlarına odaklanıyorlar. Niş hukuk alanlarında çalışan büroların daha derin sektörel ve hukuki bilgisi oluşmakta, kapasiteleri ve uzmanlıkları gelişmektedir. Bu şekilde rekabet üzeri kalabilmekteler.

  4. Müvekkilleri eğiterek sorunların oluşmasını engelliyorlar. Fikirler ve çözüm önerilerini müvekkille paylaşıyorlar. Koruyucu Avukatlık yaparak Müvekkil – Avukat ilişkisine değer katıyorlar.

  5. Ortaklar arasında daha fazla sosyal ilişki bulunuyor. Birçok hukuk bürosunda aynı müvekkillere farklı hukuk dallarında hizmet (ticaret hukuku üzerine çalışma yapılırken, müvekkilin gayrimenkul hukuku davalarına da bakmak v.s) verilememesinin nedeni, ortakların birbirlerini yeterince tanımaması, güvenmemesi ve müvekkil bilgilerini paylaşmamasıdır. Bu durumu değiştirmek için mesai saatlerinin dışında ortaklar değişik sosyal aktivitelerde bir araya gelmeli ve aralarındaki ilişkileri güçlendirmelidir. Mevcut müvekkillerden daha fazla yeni ve farklı konularda iş isteyen hukuk bürolarının ofis içi iş ve arkadaşlık ilişkilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

  6. Kurum kalite standardizasyonuna sahipler. Sağlam bir yönetim anlayışı, tutarlı yaklaşım, prosedürlerle belirlenmiş disiplinli iş süreçleri ve tecrübe sahibi ekipleri olmayan büroların müvekkillere niş bir hukuk alanında kaliteli hizmet vermesi zordur. Ayrıca, müvekkillerin bu niş alanda ofise iş verirken tedirginlik yaşamasını da engelleyemezler.

  7. Yaşanan değişimler hakkında müvekkili hemen bilgilendirirler.Müvekkiller sürprizlerden hoşlanmazlar. Buna göre davranmak ve müvekkilin temsil edildiği konularda yaşanan veya yaşanabilecek tüm gelişmeleri onlarla paylaşmak önemlidir.

  8. Mevcut müvekkillerin işlerine odaklanırlar. Müvekkili seviyor ve yapılan işten keyif alıyorsanız, müvekkilin işine daha fazla odaklanırsınız. Bu şekilde, ondan daha fazla iş almanız mümkün olur. Bu en makul ve düşük bütçeli pazarlama stratejisidir.

Yukarıda yazılanlar sürekli bir şekilde uygulandığında iş geliştirme ve pazarlama konusunda hukuk büronuz gelişecek ve karlılığı artacaktır. Daha fazla kurumsal gelişim için her zaman benimle temas kurabilirsiniz.

Zor Dönemlerde İş Yapma Yöntemleri

Günümüzde ekonomik krizler ve durgunluk dönemleri daha sık yaşanır hale gelmiştir. Bu zamanlarda herkes harcamalarını kısarken krizin etkisiyle bazı alanlarda daha fazla iş oluşumu gözlenmektedir. Böyle dönemlerde, uzmanlık alanınıza daha fazla odaklanın. Diğer konuları ikinci plana atın. Şu an size gereken en hızlı sonuç alabileceğiniz alanlara odaklanmaktır.

Hareket planı yapın ve uygulamaya geçirin. Hukukçular hareket planlaması yapmakta planı icra etmekten daha başarılı olmaktadırlar. En yoğun olduğunuz zamanlarda bile aklınızda portföyünüzü yeni potansiyel işlerle beslemek olmalıdır. İcra edilmeyen bir plan kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. Bugün ne yapıyorsanız aylar sonrasını etkilemeye başlıyorsunuz. Bu nedenle, hemen harekete geçin ve hemen yarın sonuç almayı beklemeyin.

Mevcut müvekkillerden geri bildirim isteyin. Onların sizden ve hizmetlerinizden memnun olduklarını varsaymayın. Müvekkil memnuniyeti işinizin devamı için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Bir anket gerçekleştirmek bu amaçla çok yararlıdır. Bu şekilde, elinizde tuttuğunuz müvekkilleri kriz dönemlerinde kaybetme riskini en aza indirirsiniz.

Güvenilir bir danışman olmanız çok önemlidir. Hukukçu, en iyi müvekkil avukat ilişkisinde teknik bilginin ötesinde danışmanlık hizmeti de verebilmelidir. İş yaratan avukatlar, müvekkillerinin iyiliği için çalışır ve çaba sarf ederler. Genellikle hem profesyonel hem de özel hayatta tavsiyeleriyle onlara yol gösterirler. Bunları yapmak için müvekkillerini ziyaret eder, onları ve işlerini daha yakından anlamak için birlikte zaman geçirirler. Onlara daha fazla yardımcı olabilir hale gelirler.

Bir Çin Atasözü der ki, “Krallıklar kriz döneminde kurulur, para iyi zamanda kazanılır.” Kriz dönemleri mesleki kariyerinizde yeni krallıklar kuracağınız bir dönemdir. Bunları yapmak için masanızı terk etmeniz, sahaya inerek müvekkillerin ve müvekkil adaylarının yanında zaman geçirmeniz gerekir. Böylece, kriz dönemlerinde ortaya çıkan hızlı değişimlerden ve ihtiyaçlardan haberdar olursunuz. Yeni dönemin bir parçası haline geldiğinizde herkesten daha ileriye gidersiniz. Bulutlar dağılıp güneş açtığında da karşılığını alırsınız.