İş İdaresi

Tüm Yönleriyle Avukatlıkta İş Geliştirme Teknikleri

Gelişime Açık Avukatların Dikkatine!

Serbest Avukat olarak yeni işler almakta zorlanıyor musunuz?

Müvekkil sayınız bir türlü artmıyor mu?

Hukuk Büronuzu yaşatmak her geçen gün daha mı zorlaşıyor?

Kurum Avukatı olarak kariyer basamaklarını istediğiniz hızda çıkamıyor musunuz?

Kurum kültürü içerisinde kişisel markanızı öne çıkarmakta ve yetkin bir hukukçu olmakta zorluk mu çekiyorsunuz?

Öyleyse size güzel bir haberimiz var. Başarılı Avukatların sırlarını bu e-kitapta sizin için bir araya getirdik. Sadece en iyilerin kullandığı yöntemlerle kariyerinizde ilerleme kaydetmek ve hedeflerinize ulaşmak ister misiniz?

En iyi tarafı da bu e-kitabı okuduktan sonra yeni müvekkilleri ve nitelikli işleri kendinize çekecek olmanızdır. Bu e-kitabı okumaya başladığınızda anda sonuç aldıran özel stratejileri öğrenecek ve kendinizi harika hissedeceksiniz.

Eğer Kurum Avukatı olarak çalışıyorsanız, profesyonel hayatta hedeflerinize ulaşmada ve kariyer sahibi olmada kullanabileceğiniz özel pazarlama tekniklerini ve sırlarını bu kitapta bulacaksınız.

“Siz de Başarılı Bir Avukat Olabilirsiniz” adlı eser bir yıl süren kapsamlı bir araştırma ve birçok uykusuz gece sonunda ortaya çıkmıştır. Kısa sürede ilerleme kaydetmek ve kendinizi profesyonel anlamda geliştirmek istiyorsanız mutlaka okuyun.

Hemen sipariş verin!  Satış fiyatı 30 Eylül tarihine kadar sadece 49 TL dir.  İletişim bölümünden siparişinizi lütfen yazılı belirtin. Ödemenizi takiben 126 sayfalık e-kitabınız  e-posta adresinize gönderilecektir.

İÇİNDEKİLER

1. Eşsiz Pazarlama Stratejiniz

2. Saygınlık Kazandıran Pazarlama Planı

3. Kişisel Markanızı Yaratın

4. Kişisel Bakım Sanatı

5. Her Defasında Muhteşem Bir İlk İzlenim

6. İletişim Uzmanı Avukatların Merak Edilen Sırları

7. Vücut Dilinin Gizli Gücü

8. Müvekkille Temas Kurma Becerileri

9. Nasıl Çevre Edinirsiniz?

10. Sosyal Medyatik Olmanın Yolları

11. Basının Göz Bebeği Olun

12. Kulaktan Kulağa

13. İnternet Sitenizin Gücü

14. Müvekkiller ne ister?

15. Aday Müvekkille Sonuç Alan Görüşme Nasıl Yaparsınız?

16. Sunuş Becerilerinizle Büyüleyin

17. İkna Uzmanı Müthiş Avukatlar

18. En İyi Satışçının Fikirleri

19. Hedef Kişileri Eğiterek Onlardan Dolaylı Referans Alın

20. Müvekkillerinizi Nasıl Mest Edersiniz?

21. Küçük Hukuk Bürolarının Karşılaştığı Temel Sorunlar

22. Kişisel Markanızı Bilinir Kılmanın 33 Yolu

23. Zor Dönemlerde İş Yapma Yöntemleri

24. Hukuk Müşavirliği Hizmeti Alan Şirketlerin Avukatlardan Beklentileri

25. Müvekkilleri Çılgına Çeviren Durumlar

26. Müvekkil Hizmetleri ve Müvekkil İlişkileri

27. Yıldız Avukatların Pazarlama Sırları

28. Başarınızın Ardındaki Gizli Kahraman

29. Ofiste Başarı ve İş İdaresi

30. Her Avukatın Bilmek İstediği Şey

Avukatlıkta Kurumsallaşma 2 – Webinar 08.06.2020

Avukatlıkta Kurumsallaşma – Webinar 20.05.2020

Müvekkil Memnuniyeti Webinar 14.05.2020

Tarkan Karabel, Elit Hukuk Bürosu Yöneticilerine “Liderlik Becerileri ve Yönetimde Kritik Faktörler” semineri verdi

Etkin iş liderleri, başarılı iş sonuçları

Hukuk büronuzda yüksek performans kültürü ve güven oluşturmanın anahtarı eğitici liderlik

Hukuk büronuzda yüksek performans kültürü oluşturmak kurumunuzun sürdürülebilir gelişimi ve karlılığı için kritik öneme sahiptir. Yüksek performans kültürünü inşa ederken bir lider olarak en önemli silahınız güven oluşturmaktır. 

Güven neden önemlidir ve nasıl oluşturulur?

Karşılıklı güvenin olmadığı iş ortamlarında insanlar risk almaktan ve eyleme geçmekten geri dururlar. Yetenekli çalışanlar bu tarz iş ortamlarını ilk olarak terk ederler. Kalan çalışanlar da vasat iş sonuçları elde ederek sadece ay sonu alacakları maaşa odaklanırlar.

Çalışanların bulundukları kuruma ve liderlerine güven duyması yüksek performans ikliminin oluşmasında çok önemlidir. Bu amaçla çalışanlarla birebir sohbetlere giren liderler onlara eğitici bir şekilde rehberlik ederek ilişki geliştirir ve güven oluştururlar.

Eğitici liderlik sergilenmesi, çalışanların verilen performans geri bildirimini ve eleştirileri daha açık bir biçimde dinlemelerini sağlar. Bu geri bildirimin sadece işverenin çıkarlarına değil kendi arzularına da hizmet ettiğini görmelerini sağlayan sürekli bir sohbet ortamı oluşur. Aynı zamanda çalışanlar fikirlerine önem verildiğini ve düşüncelerinin dikkate alındığını gördüklerinde kurumun kendilerine değer verdiğini anlarlar. Bu da yetenekli çalışanların kuruma olan aidiyetini artırır.

Çalışanları bireysel olarak yakından tanımak artık her zamankinden daha önemli olmuştur. Hayata dair önceliklerini, kariyer beklentilerini çalışanlar size anlatabilmelidir. Birer saatlik birebir koçluk sohbetleri sonucu o kişi sizinle her hedefe koşar. Eğitmen liderler, çalışanların güçlü ve zayıf yönlerini -onların kişisel arzularına ve kariyer özlemlerine bağlayarak- görmelerine yardım ederler. Onları uzun vadeli gelişim hedefleri oluşturmaya teşvik ederler, plan yapmalarına destek olurlar. Liderin neden sorumlu olduğunu ve çalışanın ne yapması gerektiği konusuna açıklık getirirler.

Eğitmen liderler gündelik rutin işlerle uzun vadeli hedefler arasında bağlantı kurarak insanların şevkli olmasını sağlarlar. Bu güçlü bağlantıyı ancak çalışanları daha derin ve kişisel düzeyde tanıyarak kurabilirler. Eğitici liderlik yaklaşımı, inisiyatif gösteren ve kendisini geliştirmek isteyen elemanlarda çok işe yarar. Diğer taraftan, çalışan şevksiz olduğunda ya da gereğinden fazla kişisel yönlendirme ve geri bildirim istediğinde ise işe yaramayacaktır. 

Ne yazık ki hukuk bürolarında pek çok yönetici endişe ve kayıtsızlığı ortadan kaldıran, çalışanlarda şevk yaratan performans geri bildiriminde bulunmaktan uzak durmaktadır. “İlişkiler bozulmasın, yanlış anlaşılmayayım” düşüncesiyle veya nasıl yapacaklarını bilmedikleri için doğru zamanda ve doğru yerde verilmesi gereken bildirimleri saman altı ederler. Bu şekilde düşük performansa razı olurlar. Bazen de “Şımarmasınlar” diyerek, çalışanlarla aralarına mesafe koyarak veya “Bu gibi şeylere ayıracak vaktimiz yok” diyerek birebir gelişim sohbetlerini rafa kaldırırlar. 

İyi bir eğitmen lider, insanların potansiyeline duyduğu inancı ve ellerinden gelenin en iyisini yapabileceklerine dair beklentisini sözleriyle her zaman belli eder. “Size inanıyorum. Size yatırım yapıyorum ve elinizden geldiğince azami çaba harcamanızı bekliyorum.” Bu yaklaşım sayesinde, çalışanlar liderin ilgisini fark eder ve kendi yüksek performans standartlarını karşılama azmi ve sorumluluğu duyarlar.

Sonuç olarak çalışanlarına besleyici gelişim deneyimi kazandıran hukuk büroları aidiyet duygusu güçlü, yetkin elemanlarla çalışmakta daha başarılı olurlar. Bunun sonucu da sürdürülebilir büyüme ve karlılığı iş çıktı kalitesi ve memnuniyet düzeyiyle garanti altına alırlar.

Tarkan Karabel

Hukuk Büroları Gelişim Uzmanı

tarkan.karabel@lawmarketing-tr.com

www.tarkankarabel.com

www.lawmarketing-tr.com

Hukuk Bürosunda Düşük Performans Gösteren Çalışanları İyileştirme Rehberi

Hukuk Bürolarında kurumsal gelişim ve Yönetici Avukat gelişim projeleri gerçekleştirirken gördüğüm en büyük güncel sıkıntılardan biri, ofis yönetiminin düşük performanslı, vasat çalışanları iyileştirmede ve onları geliştirmede yaşadığı zorluklardır. Yönetim becerileri düşük olan Avukatların bu durumla başa çıkması maalesef zordur. Aslında, her çalışan potansiyelini sonuna kadar kullanmak ister. Kimse vasat bir Avukat olarak kalmak için hukuk bürolarında çalışmaz.

İşe alım sürecinde ve sonrasında yaşanan yönetimsel hatalar nedeniyle Avukatlar düşük performans veya minimum performans göstermeye başlarlar. Yapılan uyarılar sanki hiç yapılmamış gibi aynı hatalar tekrarlanır ve düşük kaliteli, özensiz iş çıktıları Yönetici Avukatın üzerine yığılır. Yönetici Avukat ekibin arkasını toplamaktan, kaleye gelen sayısız topu kurtarmaktan bitap düşer ve kurumsal olarak bu ekiple büyümenin aslında çok da akıllı bir iş olmadığını düşünmeye başlar. İşi emanet edecek birilerini bulamamak, her şeyi mikro yönetimle kontrol eden paranoyak bir kişiliğe bürünmek, Yönetici Avukatı işten soğutmaya başlar. “Neden bu Y,Z nesli beni anlamıyor?” “Benim gibi yapmıyor, yapmak istemiyor?” “Genç Avukatlar neden bu kadar çok hata yapıyor?” “Neden işi benim kadar sahiplenmiyor?” sorularını kendine sormaktan yorgun düşer. 

Bununla birlikte, ekip üyelerinden bazıları arzu edilen şekilde çalışmıyor ve bireysel hedeflerine ulaşamıyorsa, ekibin morali bozulabilir ve kurumsal hedeflere ulaşmak güçleşebilir. Yöneticinin ve düşük performanslı çalışanın bu soruna acilen bir çözüm bulması adil olanıdır.

Her yönetici kariyer yolculuğunda düşük performanslı çalışanlarla karşılaşır. Bazen bu çok sık olur. Lider pozisyondaki kişi bu durumu yönetmeyi öğrenmelidir. Birçok işe yarayan etkili yöntem olmakla birlikte, aynı zamanda durumu içinden çıkılamayacak hale getiren yollar da mevcuttur. Diğer taraftan, her profesyonel çalışan, kendisinden ne beklendiğini mutlaka bilmelidir ve öğrenmek için ısrarcı olmalıdır. Eğer beklentilerin ne olduğu konusunda çalışanın kafasında bir netlik oluşmamışsa, kişinin düşük performanslı olduğunun farkında olması güçleşir. Peki, öyleyse düşük performanslı çalışanın arzu edilen yönde değişmesi için neler yapılmalıdır?

1.     Kendimize sorulacak sorular

Bir yönetici olarak öncelikle bu soruları kendimize sorarak ve cevaplarını arayarak çalışanla temas kurmalıyız.

·       Her çalışana kendisinden ne beklediğimi açık bir şekilde ifade ettim mi?

·       Karşı taraf beklentilerimi tam olarak anladı mı?

·       Düşük performansın ortaya çıkması ile oluşabilecek olumsuzların farkındalar mı?

·       Teknik konularda ihtiyaç duyacakları eğitimleri kendilerine bire bir veya grup olarak verdim mi?

·       Düşük performanslı olduklarının farkındalar mı?

Eğer düşük performans gösterdiklerinin farkında değillerse konuyla yüzleşmek yerine çalışanların eğitim almalarını sağlamak daha doğru olacaktır.

2.     Duygusal çatışmalardan kaçınmak

Duygu yoğun bir tartışmanın kimseye faydası olmayacaktır. Ne siz ne de düşük performans gösteren kişi, suçlayıcı ifadelerden, sorgulamalardan veya tehdit edici davranışlardan yarar görür. Sakin kalabilmek ve sıkıntının çözümüne odaklanmak en doğru olanıdır. 

3.     Hazırlık yapmak

Çalışanla performans toplantısı yapmadan evvel yeterince veri toplamanız gerekmektedir. Elinizde kesin deliller ve durumlar olmadan bir performans değerlendirme toplantısına girmemelisiniz. “Yeterince iyi çalışmıyorsun” şeklinde açıklamalar karşı taraf için bir anlam ifade etmez. “Neye göre ve kime göre iyi çalışmıyorum? gibi ters sorulara maruz kalınabilir. Performansı doğru ölçmek ve performans koçluğu yapabilmek için metrik değerlerinizin ve kurallarınızın olması gerekir. 

4.     Kesin verilerle hareket edin

Çalışanla performans düşüklüğü hakkında konuşmak için, eğer konu sayısal hedeflerine ulaşmadan yaşadığı sorunlar ise, iş hedeflerinizin sayısal dökümü elinizin altında olmalıdır. Sıkıntı eğer kurum kültürüne uygun olmayan davranışların gösterilmesiyse, kurum içi iş yapma prosedürünün ve iş rehberinizin toplantı masasının üzerinde olması önemlidir. Tartışmanın her hangi bir yanlış anlamaya yer vermeyecek şekilde icra edilmesi gerekir. Karşı tarafa net bir mesaj vererek, kendisinden beklenenlerin uzağında olduğu ona ispatlarıyla gösterilmelidir.

5.     Düşük performansla hemen mücadeleye girişin

Düşük performans gösteren bir çalışanla hemen ilgilenmezseniz, ofisin geneline bu performans seviyesini kabul ettiğiniz şeklinde bir mesaj vermiş olursunuz. Bu da hem bu çalışan hem de diğer ekip üyeleri için istenmeyen kötü bir mesaj olur. Çünkü düşük performans bulaşıcıdır. Üzüm üzüme baka baka kararır. Düşük performans gözünüze çarptığı anda en hızlı şekilde çalışanın dikkati çekilmelidir. Bu amaçla yapılacak tüm toplantılar sıkıntıya çözüm bulmak için olmalıdır. Toplantının %80’inde dinleyici olmanız ve %20 sinde sizin konuşmanız gerekir. Oluşturacağınız birlik havası, kurumun gelişim aşamalarında çalışanın kendisine değer verildiğini hissetmesini sağlar ve moral yükseltici olur. Çalışanın bunu anlaması sağlandığında toplantının diğer aşamalarına geçebilirsiniz.

6.     Dışsal faktörleri dikkate alın

Düşük performans hali bir anda ortaya çıktıysa, çalışanın özel hayatından kaynaklanabilecek durumları dikkate almalısınız. Geçici bir durum olabilir. Ev taşıma, boşanma, yeni doğan bir bebek, yaşanan bir sağlık sorunu, vefat durumu önemli dışsal faktör sınıfına girer. Diğer taraftan, kişinin kurumunuzda ne kadar zamandır çalıştığına da bakın. Uzun zamandır terfi alamamış olması veya ekip içinde yaşanan anlaşmazlıklar da performans düşüşüne etki eden faktörlerdir.

7.     Yeterli eğitimi çalışanlara verin 

Çalışanların işlerini layıkıyla yapmalarına imkân verecek doğru eğitimleri almalarını mutlaka sağlayın. Alacakları eğitimlerin kendi mesleki gelişimleri ve iş yapma becerilerine fayda sağlayacak türden olmasına dikkat edin. Elde edecekleri becerilerin iş hedeflerine daha kolay ulaşmalarına yardımcı olması esas amaçtır. Eğitimleri nasıl geliştirebileceğinizi onlara sorun. Öğrenmek ve geliştirmek istedikleri başka konular olup olmadığını öğrenin. Onları hedeflerine ulaşmalarından alı koyan eksiklerin neler olduğunu tespit edin.

8.     Çalışanları nelerin motive ettiğini öğrenin

Çalışanı nelerin motive ettiğini bilmeden onu yönetmeye kalkmak hedefe ulaşmanızı güçleştirir. Ekip üyelerinizi daha yakından tanımak için zaman harcamanız ve onlara sorular sormanız gerekir.

·       Orta ve uzun vadeli hedeflerin nelerdir? Nelere özlem duyuyorsun?

·       İş arkadaşlarına destek olabilmek için neler yaptın ve daha neler yapabilirsin?

·       Kariyerinde 12 ay sonra neler olmasını istersin?

 Bu tarz sorularla her çalışanı nelerin özel olarak motive ettiğini anlamanız mümkün olur. Ekibinizdeki kişilerin doğru görevlere atanmalarını da bu yolla garanti altına alırsınız.

9.     Kurumun varlık amacında hangi rolde olduklarını onlara gösterin

Çalışanların büyük resmi görmelerini sağlarsanız ve bu resimde nerede bulunduklarını ve bunun ne kadar önemli olduğunu onlara gösterirseniz, çalışanın kuruma olan aidiyet duygusunu güçlendirirsiniz. Mesleki varlıklarının kurum içi önemini bu şekilde izah ettiğinizde daha yüksek bir çalışan bağlılığı sağlarsınız.

10.  Yönetim hakkında ne düşündüklerini ve ne beklediklerini öğrenin

Düşük performanslı bir çalışanı oyuna kazandırmak için en iyi tekniklerden biri yönetim olarak kendisine nasıl yardımcı olabileceğinizi sormaktır. Bu yaklaşım çalışanın şeffaf bir şekilde kafasından geçenleri sizinle paylaşmasına imkân verir. Bunu açık iletişimle yüz yüze yapabilir veya kapalı zarflı anket yoluyla da fikirlerini öğrenebilirsiniz.

11.  Performans hedeflerini birlikte belirleyin

Düşük performanslı bir çalışanın ayağa kaldırılması aşamasında bireysel performans hedeflerini belirlemede onları da karar mekanizmasına katmanız önemlidir. Belirli, ölçülebilir, ulaşılabilir, anlamlı ve süre sınırlı hedefleri birlikte belirlemek için iş birliği yapın.

12.  Takip süreci oluşturun

Etkin yöneticiler çalışanlarıyla yaptıkları performans görüşmelerinden sonra mutlaka iyileşme sürecini takip ederler. Verilen sözlerin ve taahhütlerin zamanında yerine getirilip getirilmediğini izlerler. İş hayatında göstereceğiniz bu takipçilik takdir görür. Ciddiyetiniz herkes tarafından anlaşılır. Çalışanların gelişimini ve iyiliğini isteyen yaklaşımınız kurum içinde moralleri yükseltir.

13.  İlerlemeyi ödüllendirin

En ufak bir ilerleme varsa mutlaka ödüllendirin. Takdir edin, alkışlayın. Çalışanın size ve kuruma yabancılaşmasını garantili bir şekilde sağlamanın yolu, gösterdiği ilerlemelere kayıtsız kalmaktır. Süreç boyunca gelişen performansıyla ilgili kendisine geri bildirimler verin. Ödül denilince hemen akla finansal ödüller gelmemelidir. Samimi bir teşekkür veya “İyi iş çıkarıyorsun, kendinle gurur duymalısın” gibi sözler çalışanların ayaklarını yerden kesmeye yetecektir.    

14.  Süreklilik arz eden düşük performansa müdahale edin

Eğer düşük performans devam ediyorsa, en hızlı bir şekilde bu duruma el koymanız gerekir. Bu konuda ciddi olduğunuzu ve bu durumu asla kabul etmeyeceğinizi çalışanın anlaması önemlidir. Bu duruma ani müdahale edilmemesi ve göz yumulması canla başla çalışan diğer ekip üyelerinin de işi sermesine neden olur. Bulaşıcı olan bu hastalığın hızla karantinaya alınması önceliğinizdir.

15.  Vedalaşmaya hazır olun

Öyle veya böyle bazen bazı çalışanlarınızla vedalaşmak zorunda kalırsınız. Çünkü arzu etseniz de herkesi iyi etmeniz mümkün olamaz. Tüm çabalarınıza rağmen artık nabzı atmayan çalışanlar olabilir. Son durumda yapılacak şey tüm bu çaba ve yatırımınıza rağmen iyileşmeyen çalışanla yollarınızı ayırmak olacaktır. Aksi takdirde tüm ekibi oyundan düşürmek, moralleri sıfırlamak ve adil çalışma ortamının kalmadığı bir ofise dönüşmek riski artar.

Fark ettiyseniz düşük performansla mücadele, yönetim becerilerinin yoğun ve etkin kullanıldığı bir iştir. Yöneticiler genellikle çeşitli mazeretler öne sürerek performans sorunlarıyla yüzleşmek ve ilgilenmek istemezler. Her profesyonelin saat gibi kusursuz çalışmasını arzu ederler. Akıllarından geçenlerin çalışanlar tarafından hemen anlaşıldığını düşünürler. İşler istedikleri gibi gitmediğinde de yaşanan iş aksamaları ve verimsizlikler nedeniyle bireysel ve kurumsal olarak yıpranırlar. Bu verimsiz sonuçlarla karşılaşmak istemeyen her yönetici düşük performanslı çalışanları iyi etme konusunda becerikli olmak ve kendini bu konuda geliştirmek durumundadır. 

Hukuk Bürosunda Ortakların Rolleri ve Sorumlulukları

Tebrikler! Uzun yıllar bağlı bulunduğunuz hukuk bürosuna hizmet verdikten sonra işlerin de büyümesiyle ortak pozisyonuna terfi ettiniz. Lakin yeni görevinizin sizden beklediği becerilerin bir kısmı sizde mevcut değil. Artık kurumda farklı bir rolünüz var. Bu role göre kendinizi hızla geliştirmeniz ve bu yeni rolün sorumluluklarını yerine getirmeniz lazım. Kariyerinizdeki dönüm noktalarından birine gelmiş durumdasınız. Peki, yeni görevinizde sizden beklenen performans hedefleri ve alanları neler olacaktır?   

Hukuk büroları büyüme sürecine girdiğinde ortakların yönetsel sorumlulukları artmaktadır. Dosyalara ve müvekkil işlerine ayırdıkları vakit azalırken, işlerin delege edilmesi ve iş süreçlerinin takibi için harcadıkları zaman artmaktadır. Bununla birlikte farklı konularda iş yapma becerilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

Büyüyen bir hukuk bürosunda ortakların katkı sağlaması gereken 6 kritik performans alanı bulunmaktadır:

1.     Mali işler performansı: İş idaresi ve finansal gelişim için sorumluluk alınması gereken alandır. 

·       Mali performansın geliştirilmesi

·       Finansal disiplinin sağlanması

2.     İnsan yönetimi, liderlik ve ekip beceri gelişimi

·       Çalışma ekibine doğru liderlik becerilerinin sergilenmesi

·       Ekip üyelerinin güven ve saygısının kazanılması

·       Çalışanlara iş ahlakı, kurum değerleri oluşturma ve kriz yönetimi konularında örnek olunması

·       Çalışanların kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlanması, becerilerinin eğitimlerle geliştirilmesi

·       İşlerin delege edilerek sonuca ulaştırılmasının öneminin farkında olunması

·       Çalışanlarla sürekli iletişim halinde olunması, işlerin delege edilmesi, müzakere edilmesi, anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması, kişilerin ikna edilmesi ve koçlukla desteklenmeleri

·       Otoritenin çalışanlar üzerinde kurulması ve bu gücün doğru şekilde kullanılması

·       Güçlü ekipler kurulması ve çalışanların sorumluluklarının ve yetkilerinin arttırılarak insan kaynaklarının gelişiminin desteklenmesi

·       Çalışanların hukuk, iş geliştirme, finans, kariyer, çevre edinme ve iş-özel yaşam dengesinin korunmasında koçluk ve danışmanlık yoluyla desteklenmesi ve geliştirilmesi

3.     İş Geliştirme

·       Kurumun geleceği açısından yeni müvekkiller ve kaliteli işlerin hedeflenmesi

·       Kuruma değer katan yeni müvekkillerin kuruma kazandırılması

·       Müvekkil çeşitliliğinin arttırılarak rekabetçi bir yapıya kavuşulması

·       Çapraz satış yapılması ve müvekkillerin birbirleriyle tanıştırılarak karşılıklı iş yapma imkanlarının geliştirilmesi

·       Uzun vadeli pazarlama stratejisinin oluşturulması

·       Kurumum imajının geliştirilmesi ve tanınırlığının arttırılması

·       İş çevreleriyle irtibatın sağlanması ve elçi olarak kurumun temsil edilmesi

4.     Müvekkil ilişkileri yönetimi

·       Mevcut müvekkillerle sıcak temasın korunması

·       Müvekkil ihtiyaçlarına göre en iyi hizmetin onlara sunulması

·       Müvekkillere değer yaratan yenilikçi çözüm önerilerinin oluşturulması

·       Maliyet azaltıcı hizmetler sunmak için arayış içinde olunması

·       Güçlü müvekkil ilişkileri kurulması ve müvekkillerde dostluk faktörünün geliştirilmesi

5.     Kurumsallaşmaya katkı sağlanması

·       Kurumun idaresinde sorumluluk alınması, pazarlama, bilgi işlem, mali işler, insan kaynakları 

·       Stratejik planlama ve uygulamasında etkin rol alınması ve katkı sağlanması

·       Kurumun iş yapış prosedürlerinin oluşturulması ve geliştirilmesine katkı sağlanması

·       Kurumun teknik know-how geliştirmesinde görev alınması

·       Kurumun kalite kontrol, kalite geliştirme, performans yönetimi konularında görev alınması

·       Homojen bir kurum kültürünün oluşmasına destek verilmesi

·       Sözlerden ziyade eylemlerle vizyon sahibi ve değerleri olan bir yönetici olunduğunun gösterilmesi

6.     Kişisel Gelişim ve Liderlik

·       Sürekli gelişim ve becerilerin arttırılması amacıyla konfor alanının terk edilmesi

·       Kuruma yararlı olacak yeni beceri setleri elde edilmesi

·       Bir rol model olarak çalışanlara güven, inanç ve kişisel bütünlük sergilenmesi

·       İnisiyatif alıp harekete geçen, öğrenen, sorumluluk alan ve katkı sağlayan bir profesyonellik gösterilmesi

·       İş hedeflerine ulaşmada kararlılık, yoğun çalışma ve odaklanma içinde olunması

Evet yeni göreviniz tekrar hayırlı olsun. Bunca sorumluluğun altından kalkabilmek ve görevinizin gerektirdiği becerileri kazanabilmek için bir mentordan destek almanızı tavsiye ederim. Bu şekilde zaman kazanır ve kariyerinizin bu önemli noktasında bir yol kazası yaşamazsınız.   

Hukuk Bürolarında Düşük Performansın Nedenleri

Gelişim projeleri gerçekleştirdiğim hukuk bürolarında karşılaştığım sıkıntılardan biri de kurumda yaşanan verimsizlik ve düşük performans ile nasıl mücadele edileceğinin bilinememesidir. Çalışanların düşük performans göstermeleri bir kurumun rekabet gücünü azaltan en önemli etkendir ve çoğu zaman çalışan kaynaklı bir sorun olarak görülür.

İnsan kaynakları üzerine yapılan araştırmalar ise bize aksini söylemektedir. Profesyonellerde düşük performansa yol açan ana nedenler aşağıdaki gibidir. Çalışanlarınızın performansını yükseltmek istiyorsanız aşağıdaki maddeleri dikkate almanızı öneririm.

  1. Çalışanlarda bilgi ve beceri eksikliği: Bilgi ve beceri eksikliği nedeniyle işinin gereklerini yerine getiremeyen çalışanların hiçbir şekilde başarılı olma şansı yoktur. Ofis içi ve dışı eğitimlerle onların bilgi ve becerileri hızla geliştirilmelidir.
  2. Donanım yetersizliği: Bir çalışan işini yapabilmek için yeterli araç gereç ve donanıma sahip değilse başarılı olamaz. Yetersiz ışıklandırma, yavaş çalışan bilgisayarlar, aşırı sesli, kalabalık, dar ve kötü havalandırmalı ofis ortamlarında performans baş aşağı gider.
  3. Düşük ücretlendirme: Piyasa ortalamalarının altında ücretlendirme çalışanların finansal olarak kendilerini iyi hissetmelerini imkansız hale getirir. Düşük ücretlendirme iş ortamında üretkenliği azaltır, mazeret izinlerini arttırır. Çalışanların kuruma olan aidiyet duygusunu ve sadakatini zayıflatır. Yaşadıkları finansal stresler nedeniyle çalışanların sağlıkları hızla bozulur.
  4. Teşviklerin eksik veya yetersizliği: Birçok kurumda yetenekli çalışanlar aşırı iş yükü altında ezilir. Çoğu zaman yıllık ücret artışları herkese eşit olarak yapılır. Kurumda yüksek performans ayrıca ödüllendirilmez.
  5. Takdir eksikliği: Yöneticiler çalışanın gayretini görmezden gelir. “Çalışanı şımartmayalım şimdi, bozulmasın” denilerek takdir etmezler. Bu davranış, çalışanı işine ve kuruma yabancılaştırır.
  6. Çalışan motivasyonunun düşük olması: İlk beş madde dış kaynaklı faktörlerdir ve çalışanın motivasyonunu zaman içerisinde erozyona uğratırlar. Bu faktörlerden bağımsız olarak motivasyonu kendiliğinden her zaman düşük olan çalışanlar da vardır. Bu gibi çalışanlar, gittikleri iş görüşmelerinde kuruma ne katacaklarını değil de kurumdan neler alacaklarını araştırırlar ve konforlarını ön planda tutarlar. Bu kişiler  kuruma bir şekilde kabul edildiklerinde, iş yerinde şikayet edecek ve performans göstermeyecek birçok nokta da bulurlar. Adayın kişilik özellikleri ve sahip olduğu insani değerler işin gereklerini yerine getirebilmek için kritik önemdedir. Doğru takım oyuncularını bulmak için uzmanların bilgisinden ve desteğinden yararlanmak, işe alım süreçlerinde yol kazaları yaşamanızı önleyecektir.

 

Bir Avukat Olarak İşleri Savsaklama Hastalığından Nasıl Kurtulursunuz?

Yeni bir güne daha uyandınız. Ayaklarınız ofise gitmek istemiyor. Gene vaktinde ödeme yapmayan ve iş isteyen bir sürü müvekkille uğraşmanız gerekecek. Kafanızdan çeşitli düşünceler geçiyor: “İşe olan inancımı kaybediyorum, günlük rutin işlerden sıyrılamıyorum. İşler dağ gibi birikti, yetişemiyorum. Ofise sabahları geç gidiyor, suçluluk duygusuyla ofisten geç çıkıyorum. Müvekkillerle olan temasım azaldı. Akşam eve geç gittiğim için yatağa girmem de gece yarılarını buluyor. Yorgun kalkıyorum, kahvaltı da yapmaz oldum. Kahveye yükleniyorum, bir yerde mide iflas edecek. Bakalım ne zaman? Usulen hatalar yapmaya başladım. Müvekkil duyarsa çok kötü olur. Arı gibi çalışıyorum ama bal yapamıyorum. Bu kısır döngüden bir an önce çıkmam lazım. Gelir gider dengem bıçak sırtında ilerliyor.”

Bu gibi düşünceler serbest çalışan birçok avukatın sürekli aklından geçmektedir. İşler yığıldıkça ertelemecilik başlamakta ve arzu edilen iş sonuçları bir türlü gelmemektedir. Zaten ileri tarihlere atılan duruşmalar da sonuç alınmasını geciktirmektedir. Peki, bu durumdan kurtulmak nasıl mümkün olur?

Basitçe ifade edecek olursak, bazı avukatlar mesleklerinde diğerlerinden daha başarılı olurlar.Çünkü belli şeyleri farklı ve yapılması gerekenleri de doğru şekilde yaparlar.Özellikle, zamanlarını diğerlerinden çok daha iyi kullanırlar. İş hayatında başarının, saygınlığın ve mutluluğun anahtarı önünüzdeki işe -başka bir şeyle ilgilenmeksizin- odaklanmak onu iyi yapmak ve sonuca erdirmektir.

Savsaklamak nedir?

Sıradan profesyonellerde,yapılacak çok fazla şeye karşılık, çok az zamana sahip olma duygusu vardır. Sizde bu duygudan muzdarip iseniz, işlere yetişmeye çalışırken başka işler üzerinize dalga dalga gelir. Bu nedenle yapmanız gerekenleri asla yapamazsınız. İşlere yetişemez ve geriden gelirsiniz. Sonucunda kariyerinizde fark yaratacak işleri tek tek ertelemeye başlarsınız. Önünüzde birden çok iş varsa, işleri bir öncelik sırasına koymalı, bir an önce yapılmazsa başınıza dert açacak, acil ve önemli işlere hemen başlamalı ve bitirmeden de başka bir işle ilgilenmemelisiniz. İşlerin önemi eşit derecedeyse, ilk olarak en zor olan işe girişmelisiniz.

Üst düzeyde performans ve üretkenliğe ulaşmanın yolu öncelikle yapmanız gereken görevleri her sabah belirleme alışkanlığı geliştirmenizdir. Öncelikleri belirleme, ertelemecilikten vazgeçme ve en önemli işe sarılma alışkanlığı hem zihinsel hem de fiziksel bir alışkanlıktır. Pratik yaparak bu alışkanlıkları edinebilirsiniz.

İşleri savsaklamanın nedenleri

İşleri savsaklamanın ve motivasyonsuzluğun başlıca sebeplerinden biri ne yapmanız, hangi sırayla yapmanız ve neden yapmanız gerektiği konusundaki belirsizlik ve kafa karışıklığıdır. Kağıt üzerine yazarak düşünmeye başladığınızda bu kafa karışıklığından kurtulabilirsiniz. Hedeflerini yazılı hale getiren profesyoneller bunu yapmayanlardan dört kat daha başarılı olmaktadırlar. Hedefinizi yazılı hale getirdiğinizde onu belleğinizde somut hale getirmiş olursunuz. Yazılı olmayan hedefler ise dilek ve temenni olarak kalır. Hedefler sizi başarıya götürecek uçağın yakıtıdır. Sürekli onları düşünmeniz sizi motive eder ve eyleme sevk eder. Yaratıcılığınızı tetikler, enerjinizi açığa çıkarır ve savsaklamayı bırakmanızı sağlar. Hedeflerinizi ne kadar çok düşünürseniz iç dürtünüz ve başarma arzunuz o denli büyür. Eğer, hiçbir iş ve yaşam hedefiniz yoksa, biran önce edinseniz iyi olur. İşyerinde işi savsaklamanın ve geciktirmenin diğer bir nedeni de insanların daha önce zayıf performans göstermiş olduğu görev ve etkinliklerden uzak durmalarıdır. Çoğu çalışan belirli bir alanda kendine bir hedef koymak ve kendini geliştirmek yerine o alandan tamamen kaçmayı tercih eder ki bu sadece kötüye gidişi hızlandırır. Aksine belirli bir alanda ne kadar iyi ve yeterli olursanız, o işlevi yerine getirmek konusunda da o kadar motive olursunuz. Hepimizin güçlü ve zayıf yönleri vardır. Zayıf yönlerimizi haklı göstermeyi ve savunmayı bırakmalı, bir hedef koyarak zayıf yönlerimizi geliştirmeliyiz.

Plan mı pilav mı?

Eyleme geçmeden önce iyi plan yapma beceriniz genel başarınızın ölçüsüdür. Plan ne kadar iyi olursa savsaklamaktan vazgeçmek, işe koyulmak ve devamlılık sağlamak o kadar kolay olur. Tek yapmanız gereken elinize bir kalem ve kâğıt alarak iş planınızı basitçe ve madde madde yazmaktır.

Verimlilik gerçeği

Her işi yapmaya zaman asla yetmez, fakat önemli işleri yapmaya daima vakit vardır. Bunun anlamı bütün işlere yetişemeyeceğinizdir. Bunu aklınızdan çıkarın. Tek amacınız en önemli sorumluluklarınızı yerine getirebilmektir. Diğer işler beklemelidir. Savsaklama yüzünden kişilerin kendilerince yaratılan zamanlama baskısı onları daha da büyük strese sokar. İşlerinizi vaktinde tamamlamak istiyorsanız, kendinize her zaman sormanız gereken soru: “En yüksek değer sunan faaliyetlerim nelerdir?” olmalıdır. Sadece sizin yapabildiğiniz ve iyi yapmanız şartıyla fark yaratabildiğiniz işler nelerdir?

İyimserlik

İyimserler her durumun iyi taraflarına bakarlar. Yolunda gitmeyen ne olursa olsun onlar karşılaştıkları zorlukların kendilerini geliştirdiğini bilirler. İyimserlik sizi hayatın zorluklarına karşı bir zırh gibi sarar ve yolunuzda kararlılıkla yürümenizi sağlar.

Eğitim

Sonuçlarınıza etki edecek becerilerinizi sürekli olarak geliştirin. Bugün ne kadar iyi olsanız da bilgi ve yetenekleriniz hızla eskimektedir. Daha iyiye gitmiyorsanız, daha kötüye gidiyorsunuz demektir. Zamandan tasarruf etmek istiyorsanız bunun en iyi yolu bireysel ve mesleki alanda gelişmektir. Her gün en azından bir saatinizi kendi alanlarınızla ilgili okumaya ayırın. Sabahları biraz daha erken kalkın ve yaptığınız işte sizi daha etkin ve üretken kılacak bilgileri içeren kitaplara vakit ayırın. Size can alıcı beceriler kazandıracak seminerlere katılın. Ne kadar nitelikli olursanız, iş çıkarabilme yetkinliğiniz artacaktır.

Sahip olduğunuz her şeyi kaybedebilirsiniz. Evinizi, arabanızı, bankadaki paranızı kaybedebilirsiniz.Ancak kazanma kabiliyetiniz baki kaldığı sürece bu zenginlikleri tekrar edinmeniz mümkün olacaktır. Hayata karşı başlıca sorumluluğunuz neyi gerçekten çok sevdiğinizi belirlemek ve sonra tüm kalbinizle o özel şeyi çok ama çok iyi yapmaktır.

Dinlenmek

Sekiz-dokuz saatlik bir çalışmanın ardından verimliliğiniz düşmeye başlar. Bu nedenle gecenin bir vaktine kadar çalışmak bazı hallerde kaçınılmaz olmakla birlikte, giderek daha az üretir hale gelirsiniz. Ne kadar yorgun olursanız işiniz o kadar kötü çıkar ve hatanız da o kadar çok olur. İşleri süründürmenin ana sebebi işe yorgunken başlamaktır.

Böyle bir durumda ne enerjiniz ne de şevkiniz kalmıştır. Sabahları tekleyerek çalışan soğuk bir motor gibi bir türlü çalışma arzunuz gelmez. Ne zaman ki aşırı yorgun ve çok az zamana karşılık çok fazla iş üzerinize yığılmışsa, en iyi şey eve erkenden gidip, deliksiz bir sekiz saat uyku çekmektir. Bu sizi tümüyle yeniden şarj edebilir. Böylece ertesi gün geç saatlere kadar kalarak çıkaracağınız işten iki-üç misli fazla iş çıkarmanız mümkün olur. Hem de hizmetinizi kaliteli bir şekilde üretmiş olursunuz. Diğer bir yöntem de yıllık izinlerinizi mutlaka kullanmaktır. Uzun tatillerle çıkamıyorsanız, cuma veya pazartesini içine alan uzatılmış hafta sonu tatillerine çıkarak pillerinizi şarj edebilirsiniz. Bu şekilde her tatilin ardında daha üretken olursunuz. İş günlerinde erken yatmak, hafta sonlarında yeterince uyumak ve tatillere çıkmak, enerji fazlasına sahip olmanızı güvence altına alacaktır. Bu ilave enerji işi savsaklama eğiliminizi ortadan kaldıracak, önemli işlere hızla ve kararlılıkla saldırmanızı sağlayacaktır.

Doğru beslenmek

Enerji düzeyinizi maksimumda tutmak için yediklerinize dikkat etmelisiniz. Güne yüksek proteinli, düşük yağlı ve düşük karbonhidratlı bir kahvaltıyla başlayın. Öğle yemeğinde tavuklu salata yiyin, şeker, tuz, beyaz unlu mamuller ve tatlılardan uzak durun. Gazlı içecekler, gofret ve çöreklerden uzak durun. Kendinizi bir sporcu gibi müsabakalara hazırlayın. Çünkü çalışma haftasına başladığınızda bir sporcudan farkınız kalmaz. Sağlıklı yiyerek, yeterli uyku ve düzenli sporla çok daha fazla işi kolayca ve daha hızlı çıkarmanız mümkün olacaktır. Çalışmaya başlarken kendinizi ne kadar iyi hissederseniz, çok daha az savsaklar ve çok daha keyifle işinizi bitirirsiniz. Böylece başka işlere de fırsat bulursunuz. Üretkenlikte üst düzeye çıkmak mutlu olmak ve yaptığınız işlerde başarıya ulaşmak için yüksek enerji kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

Aciliyet hissi

Yüksek performanslı insanların dışarıdan bakıldığında belirgin özelliği “eyleme dönük” olmalarıdır. Üretken insanlar düşünmek, planlamak ve öncelikleri belirlemek için kendilerine vakit ayırırlar. Sonra da hızla işe atılır, hedef ve amaçlarına doğru yol alırlar. Sebatla, kararlılıkla ve sürekli çalışırlar. Bu zaman zarfında muhabbetle boşa vakit harcayan ve küçük değerde işlerle uğraşan kimselere kıyasla önemli ölçüde yol alırlar. Aciliyet hissi, bir işe hemen başlama ve onu hızla bitirmeye yönelik bir içsel dürtü ve arzudur. Bu dürtü başlamanızı ve yolunuza devam etmenizi sağlayan bir tez canlılıktır. Aciliyet hissi kendinizle yarışıyor olmak gibi bir şeydir.

Başarılı insanlar yüksek bir performans tutturabilmek için daima kendilerini işe koşarlar. Başarısız insanların ise başkaları tarafından denetlenmeleri, talimat almaları ve dürtüklenmeleri gerekir.

Uzun vadeli perspektif

Başarılı insanlar gelecek hakkında düşüncelere sahiptirler. Onlar beş yıl, on yıl sonrasını düşünürler. Arzuladıkları uzun vadeli gelecekleriyle tutarlı olması için bugünkü seçimlerini ve davranışlarını düzenlerler. İşinizde uzun vadede sizin için neyin önemli olduğunu bilmek, kısa vadedeki öncelikleriniz hakkında karar vermenizi büyük ölçüde kolaylaştırır. Gelecek düşüncesi bugünkü eylemleri etkiler hatta çoğunlukla belirler.

Başarılı insanlar uzun vadede daha büyük getiri almak için kısa vadede fedakârlığı göze alabilen ve zevkleri erteleyebilenlerdir. Başarısız insanlarsa kısa vadeli sonuçları ve hazları düşünüp, uzak geleceği boş verirler. Kaybedenler gerilim azaltıcı,kazananlarsa hedefe ulaştırıcı işler yaparlar.  Örnek olarak erken yatmak, erken kalkmak, işe erken gelmek, alanınızla ilgili düzenli okumak, beceri geliştirmek için kurslara katılmak geleceğiniz üzerinde müthiş olumlu bir etki yaratır. Diğer taraftan, işe son anda gelmek, gazete okuyarak oyalanmak, çay kahve,sigara içmek ve iş arkadaşlarıyla ahbaplık etmek kısa vadede eğlenceli görünebilir, fakat sonunda kaçınılmaz olarak yerinde saymaya, başarısızlığa ve hayal kırıklığına götürür.

Zaman öyle de geçer böyle de. Asıl mesele onu nasıl kullanacağınız ve ay sonunda hangi iş sonuçlarına ulaşacağınızdır.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayınhttp://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/