Avukatlar için pazarlama

Başarılı Hukuk Büroları Neden Pazarlama Odaklıdır?

Hukuk Bürolarıyla kurumsal gelişim projeleri gerçekleştirirken önemli tespitlerde bulunuyoruz. Örneğin, iyi yönetilen hukuk bürolarında her zaman güçlü bir pazarlama anlayışı görmekteyiz. Hukuk Sektöründe pazarlama bu kadar popüler hale gelmeden önce, bu kurumların iş yağdıran bir veya iki kurucu ortakları vardı. Sektörde rekabet arttıkça, daha fazla sayıda hukuk bürosu pazarlamanın kalıcı başarı için kritik öneme sahip olduğunun farkına vardı. Bu amaçla, daha fazla ortağın pazarlama faaliyetlerine dahil olmasını sağladılar.

Hukuk Bürolarıyla gerçekleştirdiğimiz özel anketlerde, yüksek karlılık ve müvekkil memnuniyeti elde eden büroların ortak iş alışkanlıklarını araştırdık. Elde ettiğimiz sonuçlarda, sahip olunan bu ortak alışkanlıkların çok değerli birer pazarlama aracı olduğunu gördük.

Şimdi, bu iş yapma alışkanlıklarını aşağıda sizinle paylaşmak istiyorum:

  1. Daha az sayıda büyük müvekkile sahipler. Bu şekilde, müvekkili anlamaya ve yaklaşım göstermeye daha fazla odaklanabiliyorlar. Bunun sonucunda, başka hukuk alanlarında müvekkile hizmet verme imkânı doğabiliyor. Ayrıca, müvekkilin ofisi terk etme riski azalmakta ve büyük müvekkillerin büroyla çalışmama kararı alması durumunda, yaşanacak ciro kayıpları daha düşük olmaktadır.

  2. Kesintisiz müvekkil teması kuruyorlar. Bir dava üzerinde çalışmasalar bile, müvekkilin işiyle ilgili olan konuşmaları ve paylaşımları onunla devam ettirmekteler. Bu şekilde, sadece onlardan aldıkları ücret için müvekkillere ilgi göstermediklerini ispat etmiş oluyorlar.

  3. Niş Hukuk alanlarına odaklanıyorlar. Niş hukuk alanlarında çalışan büroların daha derin sektörel ve hukuki bilgisi oluşmakta, kapasiteleri ve uzmanlıkları gelişmektedir. Bu şekilde rekabet üzeri kalabilmekteler.

  4. Müvekkilleri eğiterek sorunların oluşmasını engelliyorlar. Fikirler ve çözüm önerilerini müvekkille paylaşıyorlar. Koruyucu Avukatlık yaparak Müvekkil – Avukat ilişkisine değer katıyorlar.

  5. Ortaklar arasında daha fazla sosyal ilişki bulunuyor. Birçok hukuk bürosunda aynı müvekkillere farklı hukuk dallarında hizmet (ticaret hukuku üzerine çalışma yapılırken, müvekkilin gayrimenkul hukuku davalarına da bakmak v.s) verilememesinin nedeni, ortakların birbirlerini yeterince tanımaması, güvenmemesi ve müvekkil bilgilerini paylaşmamasıdır. Bu durumu değiştirmek için mesai saatlerinin dışında ortaklar değişik sosyal aktivitelerde bir araya gelmeli ve aralarındaki ilişkileri güçlendirmelidir. Mevcut müvekkillerden daha fazla yeni ve farklı konularda iş isteyen hukuk bürolarının ofis içi iş ve arkadaşlık ilişkilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

  6. Kurum kalite standardizasyonuna sahipler. Sağlam bir yönetim anlayışı, tutarlı yaklaşım, prosedürlerle belirlenmiş disiplinli iş süreçleri ve tecrübe sahibi ekipleri olmayan büroların müvekkillere niş bir hukuk alanında kaliteli hizmet vermesi zordur. Ayrıca, müvekkillerin bu niş alanda ofise iş verirken tedirginlik yaşamasını da engelleyemezler.

  7. Yaşanan değişimler hakkında müvekkili hemen bilgilendirirler.Müvekkiller sürprizlerden hoşlanmazlar. Buna göre davranmak ve müvekkilin temsil edildiği konularda yaşanan veya yaşanabilecek tüm gelişmeleri onlarla paylaşmak önemlidir.

  8. Mevcut müvekkillerin işlerine odaklanırlar. Müvekkili seviyor ve yapılan işten keyif alıyorsanız, müvekkilin işine daha fazla odaklanırsınız. Bu şekilde, ondan daha fazla iş almanız mümkün olur. Bu en makul ve düşük bütçeli pazarlama stratejisidir.

Yukarıda yazılanlar sürekli bir şekilde uygulandığında iş geliştirme ve pazarlama konusunda hukuk büronuz gelişecek ve karlılığı artacaktır. Daha fazla kurumsal gelişim için her zaman benimle temas kurabilirsiniz.

Konferansa Katılım Öncesi ve Sonrası Dikkat Etmeniz Gerekenler

Bir Avukat olarak bir konferansa katılmaya karar vermeden önce nelere dikkat etmeniz gerekir? Hava durumuna mu?  Konferansın gerçekleşeceği egzotik şehire mi?  Hiç biri değil. Lakin öyle önemli noktalar vardır ki, bunları es geçerek konferanslara katılmak kaynakların boşa harcanmasına sebep olur.

Bir konferansa katılıp katılmamaya karar verirken aşağıda belirtilen noktalar iş geliştirme hedefinize ulaşmada size yardımcı olacaktır:

  1. Kim katılacak? Eğer bu konferansa mevcut müvekkilleriniz katılıyorsa, şüphesiz ki sizin de orada olmanız gerekir. Bu şekilde, mevcut müvekkillerinizle ilişkinizi sıcak tutabilir, onların yanında olduğunuzda, bulunulan ortamlarda sizi yeni müvekkil adaylarıyla tanıştırmalarını sağlayabilirsiniz. Müvekkillerinizin katıldığı konferansların hangileri olduğunu bilmiyorsanız kendilerine önceden sorun veya geçmiş konferanslar ve katılımcıları hakkında sektörel araştırma yapın.

  2. Networking fırsatı olacak mıdır? Birçok konferansta genellikle bu imkân sağlanır. Fakat bire bir temas kurma ve tanışma imkânının daha fazla olduğu konferansları öncelikli olarak tercih etmenizi tavsiye ederim. Örneğin; şehir turlarının dâhil olduğu programlar veya resmiyetin olmadığı toplantılar ve davetler bu konferansları sizin açınızdan daha verimli hale getirecektir. Bu aktiviteler sırasında yemeklerde hedeflediğiniz insanların yanına oturmaya gayret edin.

  3. Konferansta hangi çalışma grupları ve seanslara katılmalıyım? Bulunacağınız çalışma grupları ve seanslarda seçici olmanızda fayda vardır. Çalışma gruplarının sadece eğitsel yönünü değil, müvekkil adaylarının katılıp katılmadığını da dikkate almalısınız. Bu seanslar daha samimi tanışma ve kendinizi ifade etme fırsatlarını size sağlayacaktır.

  4. Takip, takip, takip. En önemlisi takiptir. Avukatların verimli geçen konferans sonrasında işlerini geliştirememelerinin bir numaralı nedeni takip eksikliğidir. Kişisel markanızı hatırlatma planınız olduğunda tanıştığınız insanlarla mektup, e-posta ve telefon yoluyla tekrar iletişime geçebilirsiniz. İnsanlarla temas kurmayı bıraktığınızda ise onların radarından hızla çıkarsınız.

Katıldığınız her konferanstan azami verim almanız dileğiyle,

Pazarlama & İş Yönetimi Fikirleri

Bu okuyacaklarınız, iş hayatının günlük kaosu içerisinde kendinizi güçsüz hissettiğinizde, tekrar net bir görüşe sahip olabilmeniz ve iş yapma gücünüzü şarj edebilmeniz için hazırlanmıştır.

  1. Pazarlama fiyattan başka esaslarda nasıl pazarda rekabet edileceğinin yanıtıdır. Pazarlama bir kurumun iş üretme merkezidir.
  2. Pazarlamanın özgün formülü şudur. “Gereksinimleri bul ve onları karşıla.” Akıllı kurumlar odaklanır. Eski bir özdeyişe göre: “İki maymunun birden peşine düşerseniz hiç birini yakalayamazsınız.”
  3. Kitlesel pazarlar pek çok ihtiyaç gediklerinden oluşur. Bir gedikteki ihtiyaç sahipleri birilerinin kendi gereksinimlerine ilgi gösterilmesinden mutluluk duyar. Eğer sizin kurumunuz onlara daha iyi hizmet ederse, gediğin sahibi siz olursunuz. Her ne kadar bir gedik çok büyük değilse de, kazancı yüksektir. Bir gedik iki oyuncuya yetmeyecek kadar küçük olduğundan rakipler ondan uzak duracaktır. Bu şekilde, aynı gediğe daha fazla hizmet sunabilirsiniz.
  4. Başarının üç sırrı aşağıdaki şekilde açıklanabilir. Erken kalk, geç saate kadar çalış ve petrolü bul. Başarının en zor yanı başarılı olmaya devam etmek zorunda olmanızdır.
  5. Başarı asla bir son değildir. Aslında başarı başarısızlığın başlıca nedenidir. Beş yıllık bir başarı herhangi bir işi bozar. Kurumdaki esas büyük sorun daha önceki başarılı iş modeliyle kalakalmaktır.
  6. Başarı sendromuna karşı en iyi savunma biçimi başarıyı geçici ve hatta tehlikeli bir durum olarak görmektir. Hafif paranoyak ve mevcut durumundan rahatsız bir düşünce tarzı sizi ayakta tutacaktır.
  7. Bugün organizasyonlar bulundukları yerde kalabilmek için daha hızlı koşmak zorunda. Hayatta kalmak, kendi kendinizin yamyamı olmanızı gerektirir. Kurum içindeki değişim hızı dış dünyadaki değişim hızının gerisinde kaldığında sonunuz yakın demektir.
  8. Başarısızlık geldiğinde de her zaman kötü olarak görülmemelidir. Başarısızlık daha akıllı bir şekilde tekrar baştan başlamak için tek fırsattır. Hiç başarısızlık yaşamamış birini işe almak sakıncalıdır. Genç yaşta birkaç başarısızlık yaşamanın pratik anlamda çok büyük yararı vardır.
  9. Liderliğin yarısı ilham vermekse, diğer yarısı tutarlılıktır. İş dünyasında bir liderin görevi vizyonu ile amaç yaratmaktır. Vizyon görünmez şeyleri görme sanatıdır. Vizyonun başka insanlarda bir ihtirası tutuşturabilmesi için önce liderin gönlünde alev alev yanması gerekir. En iyi liderler kendilerini yetenekli çalışanlarla kuşatmak isterler. Kendilerinden daha zeki çalışanlar bulmaktan büyük keyif alırlar.

  10. Çalışanlar sizin işinizdir. Pazarlama planlarınızı yapan da bozan da onlardır. Öncelikle çalışanları samimi, bilgili ve güvenilir olmaları yönünde eğitin. Bu memnun müşteriler yaratacaktır. Memnun kalan müşteriler de tekrar gelecektir. Çalışanlarınız sizin iç müşterilerinizdir. Çalışanlarınızla ilişkileriniz iyi değilse, dış müşterilerinizle ilişkileriniz asla iyi olamaz. Çalışanlarına az maaş veren bir kurum karşılığını da az alacaktır. Sık sık ayrılan çalışanların yerini doldurmak size paraya ve zamana mal olacaktır. Yetenekli ve motivasyonu yüksek çalışanlar bulmak ve onları elde tutmak iş başarısının anahtarıdır.

  11. Akıllı kurumlar dolgun maaş verirler. Bu şekilde, en iyi kişileri kendilerine çekerler. Bu kişiler ortalama çalışanlara göre aldıkları yüksek maaşı katlayacak oranda daha iyi performans gösterirler. Böyle kurumlar çalışan dolaşımıyla daha az karşılaşırlar.

  12. Kurumlar salt iş merkezleri değil insani ve sosyal organizasyonlardır. Çalışanların kendilerini değerli bir iş yapan ve değerli katkılarda bulunan iyi bir organizasyonun mensubu olduklarını hissetmeleri önemlidir.

  13. Çalışanlara bir işten ziyade bir hedef vermek önemlidir. Büyük organizasyonlar en alt kademedeki çalışanların bile kendilerini iyi hissetmelerini sağlar. Bunun için herkese ağır başlılıkla ve değer vererek yaklaşılmalıdır. Ancak, saygı göstererek saygı görürsünüz.

  14. Müşterilere daha fazla değeri daha hızlı iletebilmek için az sayıda ve daha akıllı kişiler istihdam edilmelidir. Kimse size işinizi garanti edemez, sadece müşteriler size işinizi garanti edebilir. Çünkü, müşteriler hepimizi kovabilecek tek güçtür.

     

Avukatlar için Pazarlama Sırları 1

  1. Her gün 3000-5000 arası pazarlama mesajının bizlere değişik mecralar kullanılarak ulaştırıldığını biliyor musunuz? Hedef kitlenize yönelik verdiğiniz mesajı sürekli kılamazsanız, bu çılgın mesaj selinin arasında kaybolup gidersiniz. Hedeflediğiniz kişilere ulaşmak ve mesajlarınızı istikrarlı bir şekilde bu kişilere ulaştırmak size başarıyı getirecektir.
  2. Danışmanlık verdiğim bazı avukatlar birebir çalışmalarımız başlarken, şu faaliyetleri yaptık, bu noktaları ziyaret ettik, bu kişilerle tanıştık diyerek geçmişte yaptıklarını sürekli bana söylüyorlar. Halbuki, pazarlama ilminde başarılı olmak için, "yaptık" yerine "yapıyoruz" diyebilmek önemlidir.
  3. Hukuk danışmanlığı hizmetlerinin satılmasında ne gibi rolleri olacağını çalışanlarına her gün soran bürolar, yeni iş almada kıskanılacak bir güce ulaşıyorlar.
  4. Pazarlamanın sabah yataktan kalkmayla başladığını biliyor musunuz? Bir Avukat olarak yaptığınız her eylemde çevrenizdekilere "Vay Canına" dedirtmeniz ve etkiyi oluşturmanız gerekir. Yazdığınız bir mail mesajında, yaptığınız bir telefon görüşmesinde etrafınızdaki potansiyel müşteriler sizin hakkınızda "Vay Canına" diyorlar mı?
  5. Türkiye'nin ilk kadın pilotu kimdir deyince aklınıza Sabiha Gökçen geliyor mu? Geliyor. Peki, 2. kadın pilotu kimdir diye sorsam. Tabi ki gelmez. Kendinize 1. olacağınız yeni bir iş alanı yaratın. Aksi takdirde, kimse sizi umursamaz.
  6. "Sizinle niye iş yapayım, ne farkınız var?" sorusuna vereceğiniz net bir cevabınız yoksa rekabet sizi ezer geçer.
  7. Müvekkilerinize ne kadar başarılı bir hukuk bürosu olduğunuzu söylemek yerine sorunlarını nasıl kolayca çözeceğinizi vurgulamak size daha fazla sonuç getirir.
  8. Hukuk Bürosu olarak biz her işi yaparız algısını müşterilerinize vermemelisiniz. Herkes için her şey olmaya çalıştığında, değersizleşirsiniz ve fiyat rekabetiyle yaşamak zorunda kalırsınız.
  9. Telefonda müvekkillere nazik olmayan çalışanların, aramalara geç dönen avukatların verdiği zararı yüz binlerce liralık tanıtım bütçeleri telafi edemez.
  10. Müvekillerinizin geceleri uykularını kaçıran şeylerin ne olduğunu bilmiyorsanız, pazarlama yapmıyorsunuz demektir. Sadece meşgulsünüzdür.