Avukatlıkta İş Geliştirme

Büyük Hukuk Bürolarıyla Nasıl Rekabet Edersiniz?

Küçük bir hukuk bürosu olarak çalışmanın birçok zorlukları vardır. Hele ki çalıştığınız alanlarda karşınıza büyük bürolar çıkıyorsa. Diğer taraftan, küçük bir büroyu yönetmenin size sunduğu birçok avantaj da bulunmaktadır. Mesela, esnek olmak, süratle karar alabilmek, uygulamaya geçebilmek ve sınırları geniş bir çalışma özgürlüğü gibi. Sahip olunan bu avantajlara karşın, tecrübeli ve kalabalık avukatları, sayfa sayfa müvekkil referans listeleri ve birçok hizmet personeli olan hukuk bürolarıyla başa çıkmak size zor görünebilir.

Zorlu rekabet şartlarına rağmen pazarın belirli bir bölümü küçük hukuk bürolarıyla çalışmayı tercih eder. Bu nedenle, hukuk büronuzun mevcut yapısını avantajınıza çevirmek sizin görevinizdir. Küçük bir büro olarak neleri yapamayacağınıza odaklanmak yerine, neleri büyüklere göre daha iyi yapabileceğinizi düşünün. Küçük bürolar hızlı harekete geçmeyi müvekkillerine sağlar. Müşteri odaklı ve değer yaratan bir davranış sunar. Genelde bu özellik büyük hukuk bürolarında yıllar içerisinde kaybolan bir rekabet avantajıdır.

Tecrübeli Avukatların çok iyi bildiği gibi, müvekkiller hukuk bürolarıyla çalışmazlar, onlar hukukçularla çalışırlar. Bunu her zaman hatırlamalısınız. Kişisel markanızı pazarlamaya ve müşteri odaklı çalışmaya yoğunlaşmalısınız.

İmajınızın büyük rakiplerinizin gölgesinde kalmasına müsaade etmeyin

Dijital ortamda veya yazılı malzemelerinizi incelediğimizde size vereceğimiz işlerin altından kalkabileceğinize ikna olmalıyız. Sizin hakkınızda insanların zihinlerinde oluşan, cevaplanmayı bekleyen kritik sorularla ancak kişisel marka imajınızı yüksek tutarak başa çıkabilirsiniz. Bu sorular: Sizinle neden çalışayım? Yeterince tecrübeniz ve bilgi birikiminiz var mı? dır. Dijital dünyada araştırma yapan potansiyel müvekkillerin sizin yeterli olamayacağınızı düşünmelerine asla neden olmayın.

Küçük Hukuk Büroları tarafından yapılan en yaygın hata, bir internet sitesine sahip olmamak ya da bir internet sitesini hatıra binaen bilgisayarcı akrabasına yaptırmaktır. Bu amatör çalışmanın dışarıya vereceği etki çok kötü olacaktır. Internet sitenizin tasarım, içerikleri ve yazılı malzemeleriniz kalite açısından büyük bürolarla kafa topuna çıkacak kadar iyi olmak zorundadır. Profesyonel görünmeyi ve algı yönetimini para tasarrufu yapmaya sakın kurban etmeyin. Para tasarrufu yapılacak nokta asla burası değildir.

Hukuk Büronuzun küçüklüğünü bir eksiklik olarak değil de bir değer olarak pazarlayın

Dijitalleşmiş ve son sürat değişim yaşayan iş dünyasında, birçok insanın köklü hukuk bürolarına bakışı farklı oluyor. Onları, bilindik düzende ilerleyen, yenilikleri yakından takip etmekte zorlanan ve müşteri odaklı yaklaşımları zayıf şeklinde algılamaktadırlar. İşte bu algıyı kendi avantajınıza kullanabilirsiniz. Örneğin, internet sitenizde, yazılı tanıtım dosyalarınızda küçük hukuk büronuzun kişiye ve kuruma özel sunduğu hizmetlerden bahsedin. Müvekkillerin uzun vadeli ve kalıcı bir hizmet sağlayıcısı olduğunuzu bilmelerini sağlayın.

Büyük büroların başarılı olmakta zorlandığı alanlardan bir tanesi de müvekkilin işini ve hedeflerini tam olarak anlayabilme konusudur. Müvekkil size özel veya ticari bir sorunla gelebilir. Sizin göreviniz sorunun arkasında yatan ihtiyacı ve ulaşılmak istenen hedefi anlamak ve bu amaca yönelik çözüm üretebilmektir. Bu şekilde, müvekkilin güvenini tam olarak kazanırsınız.

Dünya standartlarında yaratcı hizmet sunun

Sorunu ele alışınız sırasında yaratıcı olun. Bazı hukuk büroları iş yükleri ve fazla sayıda müvekkil adedi nedeniyle müvekkillere basmakalıp cevaplar verebilmektedir. Daha önceki müvekkil hangi cevapları duymuşsa, diğerleri de benzer cevaplar ve yorumlar alabilmektedir. Siz bunu kesinlikle yapmayın. Müvekkilin sorununu ele alırken, onu ana hedefine nasıl ulaştıracağınızı kendisiyle paylaşın. Bu titiz yaklaşımı gösterdiğinizde sizin sadece hukuki meseleleriyle değil, kişisel veya mesleki amaçları için de kafa yorduğunuzu anlayacaklardır.

Küçük Hukuk Bürolarının bazı zorlukları aşabilmesi için diğer küçük hukuk bürolarıyla işbirliğine gidin

Ülkemizde binlerce küçük avukatlık bürosu var. Sahip oldukları tecrübelerden yararlanabilmek ve bazı davaları onlarla birlikte takip etmek size zaman ve para kazandıracaktır. Bilmediğiniz bir alanda telefon açıp danışabileceğiniz bir çözüm ortağınızın olması çok faydalıdır.

Teknolojiyi sonuna kadar kullanın

Teknolojiyi kullanarak kurumunuzun sunduğu hizmetleri en hızlı bir şekilde müvekkillere ulaştırabilir ve daha fazla sayıda müvekkil adayıyla gün içerisinde temas kurabilirsiniz. Ne kadar çok temas kurarsanız da o kadar fazla işi alma ihtimaliniz artar.

İş Geliştirme Faaliyetlerinizin İşe Yaraması için On Etkili Yöntem

Çok fazla şey yapıp yine de istedikleri sonuçları alamadıklarından yakınan birçok avukat görüyorum. Aşağıda size önerdiğim on yöntemi kullanırsanız hayalini kurduğunuz iş sonuçlarına daha kolay ulaşırsınız.

 

1. İyi iş çıkarmaktan fazlasını yapın. Müvekkilleriniz hukuk fakültesine gitmediklerine göre, sizin hukuk bilginizi ve tecrübenizi ölçme kabiliyetine sahip değiller. İşi arzu edildiği şekilde tamamlayıp bitirmenin yanında, kendiniz ve hukuk büronuz hakkında, yapabilecekleriniz hakkında müvekkillerinize ilave bilgiler verin. Eğitsel pazarlamayla farkındalıklarını arttırın. 

2. Bir Plan Hazırlayın. Sakın bir iş geliştirme planı yapmadan işe koyulmayın. Plan mı pilav mı diyenlerin oyununa gelmeyin. Sadece, odaklanılmış bir iş geliştirme planı sizi hedeflediğiniz sonuçlara götürecektir.

3. Planı uygulamaya geçirin. Hem işi satmak hem de uygulamak size biraz zor gözükse de, birebir hizmetin verildiği sektörlerde bu kaderinizdir.  Yeni müvekkilleri durmadan sisteme kazandırmak ve mevcutları korumak işin birinci aşaması, onlara en iyi hizmeti vermek de ikinci aşamasıdır.  

4. Müvekkillerinizi eğitin.  İnsanlar kendilerine bir şey satılmasından hoşlanmazlar. Bu nedenle, müvekkil adaylarını sizinle neden çalışmaları gerektiği konusunda eğitmelisiniz. Onlara anlamlı nedenler vermeli ve sağlayacağınız faydalar konusunda onları ikna etmelisiniz.

5.  Mutlak bir odaklanma içinde olun. Güçlü ve odaklanılmış bir iş geliştirme planınız olması bu amaçla önemlidir. Farklı alanlardan işler geldiğinde onları yapmayacaksınız anlamı sakın çıkmasın. Önem sırasına göre hepsine zaman ayıracaksınız. Lakin ana odaklandığınız iş geliştirme planından asla kopmayacaksınız. Her defasında milim milim hedefe yürüyeceksiniz.

6. Müvekkil odaklı olun. Bu yaklaşım, müvekkilin işini anlamakla başlar. Bulundukları sektör, hedefleri, sıkıntıları, müşteri grupları v.s.  Yapılan araştırmalarda, müvekkiller en büyük sıkıntılarının avukatlara işlerini sıfırdan anlatmak olduğunu ifade etmişlerdir. Müvekkillere bu konuda zaman kaybettirmeyin.

7.  Profilinizi yükseltici faaliyetlerde bulunun. Hedef müvekkillerinizin sizi fark edebilmeleri için daha fazla çaba sarf edin. Makaleler yazın, ticaret gruplarına üye olun, konuşmacı olun, müvekkil adaylarınızın dolaştıkları yerlerde bulunun ve insanlarla tanışmak için çaba sarf edin.

8.  Konfor alanınızdan çıkın. İş geliştirme planınızı uygulamaya geçirmek öğle yemeğinizi masanızda yemekten daha sıkıntı vericidir. Şimdi bu sıcakta ofisin klimalı ortamından kim dışarı çıkacak da iş geliştirme yapacak değil mi? İçinde bulunduğunuz ay için yeterli makbuz kestiğinize inandığınız anda gevşeme başlar. Bundan sakının! Her zaman kendinizi zorlamalı, işinizin diğer yarısı olan iş geliştirmeyi aksatmamalısınız.

9.  Takım oyuncusu olun. İşini aldığınız müvekkille, yanınızda çalışan asistanla, muhasebecinizle yani kiminle çalışıyorsanız çalışın bir ekip ruhuyla hareket edin. Ortak çaba gösterdiğinizi karşı tarafa hissettirin.

10.Olağan üstü hizmet verin. İyi hizmetin ötesine geçin. Günümüz rekabetçi ortamında bu sunulması gereken minimum hizmet seviyesi olmuştur artık. Müvekkiller sizden daha fazla değer sunmanızı ve fayda sağlamanızı bekler. Bu isteklerini karşılıksız bırakmayın. Sağlayın ki, daha çok isteme hakkınız doğsun.

 

Son olarak da her zaman pozitif düşünün ve iş geliştirme çabalarınızın mutlaka sonuç vereceğine inanın.

Büyük İşler Almak İstiyorum. Ne Yapmalıyım?

Serbest çalışan birçok avukatın gönlünde yatan aslan biran önce büyük işler almaktır. Büyük işler alarak büyük kazançlar elde etmektir. Lakin bunu gerçekleştirmek için gereken bedeli birçoğu ödemeye hazır değildir. Danışmanlığını yaptığım avukatların bir kısmında bu durumu başlarda gözlemlemekteyim. En büyük sorun buradadır. Marketing strateji ve planlı çalışma sözcüklerini sadece sözlükte görenlerin altın şehir El Dorado’ya varmaları çok uzun süre mümkün olmayacaktır.

Strateji belirlemeden yola çıkanlar, ucuzuna kaçıp kötü web siteleriyle kendini ifade etmeye çalışanlar, hedeflediği kitleye uzak bir noktada büro açanlar, marketing tekniklerini küçümseyenler, bilinirlik ve saygınlık yaratma yolunda en değerli sermayeleri olan zamanı kaybetmekteler. Günümüzde hala tabeladan müvekkil geleceğini düşünenler bulunmaktadır. Bu kişiler rakiplerine karşı yarışta kesinlikle gerilerde kalmaktadır.

Bir avukat olarak daha hızlı sonuç almak için Marketing Tekniklerini iyi anlamak ve bunu iş hayatına uygulamak gerekir. Danışmanlık alarak bu becerileri edinenler, çarkları daha hızlı döndürürler. Legal Marketing çalışmasıyla kendilerine ayna tutulmasını sağlar ve gelişime açık yönlerini hızla geliştirirler.

Sihirli değnek yoktur. Onun yerine bilinçli pazarlama ve planlı çalışma vardır.

Avukatlıkta Reklam Yasağı & Başarılı Olma Mücadelesi

Avukatlık Kanunu haksız rekabetin önlenmesi amacıyla reklam yasağını içermektedir. Bununla birlikte, avukatların kendilerini ve hizmetlerini ifade etmeleri anlamında engel koymamaktadır. Çünkü serbest mesleğin yapılabilmesi için aktif ve girişimci bir davranış sergilemek gerekir. Günümüzde müvekkillerin hiçbiri hukuk bürosunun tabelasına bakarak avukatlarını seçmemektedir. Girişimci bir avukat olabilmek kariyerinizin kaderini belirleyecektir.

Her işte olduğu gibi avukatların da hayatlarını kazanmak için potansiyel müvekkillerle temas etmesi ve yeni işler alması gerekir. Dünya döndükçe, avukatlara ve hukuki desteğe olan ihtiyaç devam edecektir. Her ne kadar kamu hizmeti olarak kanunda ifade edilse de serbest avukatlığın gayesi kazanç sağlamaktır. Serbest meslek erbabı avukatların meslek kazancı üretmesinden daha doğal bir şey olamaz. Fakat uzmanlığınızın bilinmesini sağlayamazsanız, iş yapmanız ve hayatınızı idame ettirmeniz çok güç olacaktır.