Hukuk Bürosunda İyi Patron Kötü Patron

Bir uzman olarak birçok hukuk bürosuna danışmanlık yapınca çalışanların patron hakkındaki eleştirilerini sıkça duyuyor ve dinliyorum.

İki aydan fazla yanında asistan çalıştıramayan avukatlar, muhasebe sorumlusuna muhasebe kitabı fırlatanlar, pazartesi sabahı saat 10.00’da hazır olması için cuma akşamı saat 17.00’de verilen elli sayfalık power point sunum hazırlama görevleri, hukuk bürolarını çalışanlar için çekilmez bir yer haline getirebilmektedir. 

Bunlardan bazıları bir hukuk bürosunun hizmet kalitesine ciddi oranda zarar verebilecek seviyededir.

En sık duyduğum şikâyetler:

  • Organize değiliz, sürekli kriz modunda çalışıyoruz.
  • Yangınların biri bitiyor diğeri başlıyor. Stressiz gün yok.
  • Odaklanamıyoruz. Bir işten diğerine geçiyoruz.
  • Önceliklerimizi belirlemekte zorlanıyoruz. Öncelikler sürekli değişiyor.
  • Patron ak dediğine ertesi gün kara diyor.
  • Kaba bir patronumuz var. Sabahları günaydın sözüne hasretiz. Takdir yok. Teşekkür edilmiyor.

Bir hukuk bürosu yönetirken işleri planlamak, onlara öncelikler vermek ve çabalarınızı belli bir noktaya odaklamak sonuç alma gücünüzü kesinlikle zirveye taşıyacaktır. Arzu ettiğiniz sonuçları size kolayca verecektir. İnsanların sizin için mücadele etmelerini ve fedakârlıkta bulunmalarını istiyorsanız, onlara karşı nazik ve sevecen olmanız gerekir. Ancak bu şekilde insanların sizin için ekstra kilometreyi koşmalarını sağlarsınız.

Aksi ve zor bir patron olduğunuzda işler kesinlikle yürümeyecektir demek doğru değildir. Ama iyi bir patron olduğunuzda etkinliğiniz hayallerinizin ötesinde artacaktır. Hukuk Bürosunda iyi bir patron nasıl olunurun cevabını bir sonraki makalemde sizinle paylaşıyor olacağım.

Bir Avukat Olarak İtibarınızı Yok Edecek Mesleki Hatalar

Avukatlık mesleğinde aşağıdaki hataları yaparsanız hızlı ve garantili bir şekilde ofisin kapısına kilidi asarsınız. İtibar, en değerli varlığınız olduğundan dolayı büyük kayba uğrarsınız. Aşağıdaki hatalara sakın ola düşmeyin. Telafisi çok zordur.

1. Mesleki hata: Verdiğiniz sözleri tutmayabilirsiniz. Güvenilir olmak zorunda değilsiniz. Sizle çalışmak istiyorlarsa sizin kurallarınızla oynamak zorundalar. Ne halleri varsa görsünler.

2. Mesleki hata: Yanınızda çalışan insanları sürekli işten çıkarma tehdidiyle çalıştırın. En ufak hatalarında gözlerinin yaşına bakmayın. Kapı dışarı edin. Dışarısı iş arayan insanlarla dolu, ne zorluğu var sıfırdan yeni birine iş öğretmenin.

3. Mesleki hata: Faturalarınızı geç ödeyin. Sizden para tahsil etmek çok zor olsun. Tedarikçilerinizi inletin. Bırakın hakkınızda ileri geri konuşsunlar. Çevrelerine sizden bahsetsinler.

4. Mesleki hata: Toplantılara geç gelin. Bu sizin daha mühim bir kişilik olduğunuzun işaretedir. Birini beklettiğinizde, çok yoğun olduğunuzu düşüneceklerdir. Mümkün olduğunca geç girin salona. İnsanların diş gıcırdatmalarını ve homurtularını bu oyunun bir parçası olarak görün.

5. Mesleki hata: Gelen telefonlara geç dönün veya geç saatte gelenlere ise hiç dönmeyin. Mesai saatlerinde arasın ne oluyoruz deyin.

6. Mesleki hata: Bir belge talep edildiğinde geç gönderin. Çok yoğun olduğunuzu anlasınlar.

7. Mesleki hata: Ofise kırtasiye mi alınacak. En ufak işler için bile sayfalarca sözleşmeler hazırlayın ve karşı tarafa imzalaması için baskı yapın. Güvensiz bir tip olduğunuzu gösterin.

8. Mesleki hata: Pazarlık yaparken tedarikçilerinizin ciğerini sökün. En düşük fiyatın peşinde koşun. Kaliteli ürün veya hizmet şart değil ama bu imkânsız fiyata olursa tabii ki güzel deyin.

9. Mesleki hata: Müvekkillerinize kendi sorunlarınızdan bahsedin. Ağlayın durun. Sizin de aslında bir kurban olduğunuzu görmelerini sağlayın. Bu şekilde sizden çok indirim istemezler, üstünüze çok gelmezler.

10.Mesleki hata: Mükemmellik peşinde koşun ve onu elde edene kadar çalışın. Küçük büyük tüm hataları bulun, sürekli eleştirel olun.

11.Mesleki hata: Yaptığınız hataları müvekkilin üzerine atın. Hata yapsanız da asla belli etmeyin. Örtbas edin, müvekkilden gizleyin.

12.Mesleki hata: Müvekkile çaktırmadan ilgili ilgisiz ofis masraflarınızı yükleyin. Aradan birkaç fatura kaçmış kimsenin ruhu duymaz deyin.

Dikkat! Kartvizitiniz Sizi Ele Veriyor

Müvekkil Adayı karşısında olumlu bir ilk izlenim elde etmenizi sağlayacak silahlardan biri de kartvizitinizdir.

Logo ve kartınızın tasarımı sizin hakkınızda ilk 30 saniyede verilecek kararı belirlemede rol oynar. Müvekkil adayının görme ve dokunma duyularını harekete geçiren kartlar, sağladığı etkiyle, hakkınızda olumlu düşünceler oluşmasına yâda baştan eksi puanla başlamanıza neden olur.

Müvekkilleri iş amaçlı ziyaret ederken, iyi bir izlenim bırakmak için bindiğiniz otomobile, giydiğiniz kıyafete dikkat ediyorsunuzdur (Burada söylerken çok haz etmesem de, ülkemizde otomobil hala bir statü sembolü olarak kabul edilmektedir). İşinize yaptığınız bu yüksek maliyetli yatırımları kartvizitinizden esirgiyorsanız, bir çuval incir berbat oluyordur. Yüksek profilli müvekkiller ve profesyonel yöneticiler karşısında ucuz bir kartvizit kesinlikle gözden kaçmayacaktır. Kalite konumlandırmanızı anında aşağıya çekecektir.

Başarısız kartlar genelde 3 gruba ayrılır:

Sıradan: Sıradan ve iz bırakmayan bir kartınız varsa, onu verdiğiniz kişi kartınızı alıp bir köşeye atacaktır. Cicero’dan beri bu böyle olmuştur.

Ucuz: Işığa tutunca diğer tarafı görülecek incelikte, düşük kalite baskı kartlar hizmetlerinizin de ucuz olarak algılanmasına neden olur. Sonrasında, neden müvekkiller sürekli benimle pazarlık ediyor, niye fiyat yükseltemiyorum sorularına döner durur cevap ararsınız.

Sıkıcı: Adı üstünde sıkıcı bir kartınız vardır. Renksiz, sıkıcı bir kişilik olduğunuzu ve sıkıcı bir hizmet sunduğunuzu karşınızdakilerin bilinçaltına mesaj olarak gönderirsiniz. Yeni iş alma potansiyelinizi aşağıya çekersiniz.

İş geliştirme ve kurumsal yönetim alanında bizden danışmanlık alan avukatlar mevcut logo ve kart tasarımlarını hızla gözden geçirmekte ve yüksek kalitede kartvizitlere sahip olmaktadır. Başarının aslında detaylarda gizli olduğunu asla unutmayın.

İş Geliştirmeden Hoşlanmayan Avukatlar

Hukuk Fakültesinden yeni mezun olan Avukatlar kendi ofislerini açtıklarında, hayalini kurdukları işlerin kendilerine o kadar da kolay gelmediğini tecrübe ederek öğreniyorlar. Bize başvuran Avukatların büyük bir kısmı bütün gün sinek avlamaktan bıktıkları ve finansal olarak sınırlara geldikleri için bir çıkış yolu aramakta ve bu konuda bizden yardım istemekteler.

Başlangıçta, iş geliştirme hakkında ne düşündüklerini sorduğumuzda, ya iş geliştirme yapmayı bilmediklerini ya da hukuk fakültesine iş geliştirme okumak için gitmediklerini söylüyorlar. Küçümseyici  tavır alanlar da oluyor. Ortak çalışmalarımız sonucunda, iş geliştirmenin serbest avukatlık mesleğinin diğer yarısı olduğunu anladıklarında ise tutulamaz bir güç haline geliyorlar.

Serbest Avukat olmaya karar verdiyseniz, iş geliştirmeye aşkla bağlanmanız gerekmektedir. Onu sevmeyi öğrendiğinizde, iş geliştirme sizi hayalinizdeki insanlar ve projelerle bir araya getirecektir. Onu küçük gördüğünüz sürece ofisinizin telefonları az çalacak. Bir süre sonra da unutulacaksınız. Kendi yolunuzu çizmeye karar vermiş olmanız çok önemli bir özgüvenin işaretidir. Sahip olduğunuz azim, hukuk bilgisi, tecrübe ve iş takipçiliği aslında birçok insan tarafından aranan özellikler ve dışarıda yüzlerce müvekkil adayı sizinle çalışmayı bekliyor. Tek yapmanız gereken, onlara kendinizi ve çalışmalarınızı anlatmaktır. İş Geliştirme bu anlamda sizin en büyük silahınız olacaktır. Oyunu kurallarına göre oynadığınızda istediğiniz sonuçların size yavaş yavaş gelmeye başladığını göreceksiniz.

Avukatlıkta Değer Yaratmanın Beş Yolu

Bir Avukat olarak müvekkillerinize değer sunmak ve vazgeçilmez olmak için aşağıdaki beş yöntemi uygulamanızı öneririm.

Ölçün. Müvekkillerinize ne gibi değerler sunduğunuzu hesap edin. Bu ölçümün sonucunda ya hizmetinizin karşılığında yeterli ücret almadığınızın farkına varırsınız ya da müvekkilinize yeterli bir değer sunmadığınızın.

Liderlik Edin. Ön cephede olun ve müvekkillerinize işlerinde ve özel hayatlarında yardımlarda bulunun. Makale yazmak, sunumlar gerçekleştirmek, sosyal medyada gruplar kurmak ve aktif bir şekilde yer almak liderlik becerilerinizi göstermenin en güzel yoludur.

Öğretin. En iyi satış şekli eğitim temelli satıştır. Müvekkillerinize işlerini daha iyi nasıl yürüteceklerini gösterin. Risklerini en iyi şekilde yönetmelerine yardımcı olun. Bunun için küçük seminerler ve toplantılar düzenleyin.

İlham Verin. Faturalarınız, yazılı malzemeniz ve internet sitenizde uyguladığınız özel tasarımla müvekkillerinize ilham verin. Sahip olduğunuz özel bir tasarım onların sizin hakkınızdaki kalite algılarını yüksek tutacaktır.

Dinleyin. Müvekkillerinizi tam bir konsantrasyonla dinleyin. Değer yaratmanın en güzel yolu budur. Bilmemize rağmen, karşımızdaki kişiyi dinlerken tam bir odaklanma sağlamakta bir türlü başarılı olamıyoruz. Ya telefonumuz çalıyor veya akıllı telefonumuza gelen mesajı okumaya başlıyoruz. Aynı anda birden çok iş yapma tuzağına asla düşmeyin. Müvekkillerinizin gözünün içine bakmaya ve anlat bana demeye devam edin. Bu, işinize müthiş değer katacaktır. Müvekkiller size bayılacaktır.

İyi bir hukuk danışmanı olmanın yanında yukarıda anlatılanları ne kadar iyi tatbik ettiğinizi gözden geçirin. Uzun vadede, rakipsiz konuma geleceksiniz.

Müvekkiller Size Neden Daha Fazla Ödemeyi Kabul Eder?

Çünkü sizden hoşlanırlar. Sizi severler çünkü onlara değer sunarsınız. Onların dertlerini umursarsınız ve bu sorunların ortadan kaldırılması için onlara yardım edersiniz. Daha verimli çalışmaları ve maliyetleri aşağı çekmeleri için yol gösterirsiniz. Kişisel ve profesyonel hedeflerine ulaşmada yardımcı olursunuz. Değerli tavsiyelerinizle yol gösterirsiniz ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlarsınız.

Bunun sonucunda da size bağlı fanatikler yaratırsınız. Fanatikler daha fazla harcama yaparlar çünkü sizi tanırlar, severler ve güvenirler.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

İcra İşinde Tahsilât Performansı Arttırmanın Sırları

Büyük kuruluşların alacak takibini yapan bir hukuk bürosunu idare ediyorsanız, her gün artan sonuç alma baskısıyla yaşıyorsunuz demektir. Her an rakip büroların performansıyla kıyaslanma ve başınızın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi bekleyen kurumun ofisinize daha az yeni dosya verme korkusu size uykusuz geceler yaşatır. Eskiyen dosyalarla kala kalmak tahsilât performansınızı düşüreceği için nasıl olur da sürekli zirvede kalabilirsiniz. Aşağıdaki yolları uygulayın zirvede kalma şansınızı arttırın.

Çalışanlarınızı İlgi Gösterin

Onların ne kadar zor şartlarda çalıştığının bilincinde olun. İş performanslarıyla yakından ilgilendiğiniz gibi özel yaşantıları, sağlık ve sıhhatleriyle de ilgilenin.

Ekip Ruhu Oluşturun

İcra işinde takım çalışmasının başarısı tüm iş sonuçlarınızı etkiler. Birbiriyle uyum içinde çalışan ekip üyeleri çalıştırın. Ekip için sürtüşmeleri büyümeden adil bir şekilde sonuçlandırın. Mesai saatleri dışında ekibin birlikte organizasyon yapmasını sağlayın. Onlarla birlikte yemeklere ve konserlere gidin. Çalışanlarınızın kalbini kazanın ki sizin için canlarını dişlerine taksınlar.

Prim Sistemi Kurun

Atın önüne arpayı koymazsanız koşmaz. İnsanlara telefonla arama ve tahsilât hedefleri verin. Adliyedeki çalışanlara işlem süresi kısaltma hedefleri verin. Ofiste çalışanlara hızlı dilekçe oluşturma ve hatasız işlem yapma hedefi verin. Tüm bu hedefleri de prim sistemine bağlayın. Prime hak kazananların paralarını herkesin önünde elden çil çil verin. Sakın banka hesabına yatırmayın. İnsanların para kazanma hırsını kamçılayın.

Şeffaf Yönetim Sergileyin

Büronun genel giderlerini ve kara geçmek için her ay ne kadar gelir elde edilmesi gerektiğini tüm çalışanlarla açık bir şekilde paylaşın. Karın olmadığı yerde büyüme ve istihdamın olmayacağını herkesin bilmesini sağlayın. İnsanların çalıştıkları kurumu daha iyi sahiplenmesi için finansal gidişat hakkında sık sık bilgi verin. 

Düşük Performansa Göz Yummayın

Çalışanlarınızdan ve yöneticilerinizden istediğiniz iş sonuçlarını vaktinde ve istenilen şekilde alamıyorsanız elinizi masaya vurun. Düşük performansa göz yumarsanız hem işinizi hem de yıldız çalışanlarınızı kaybedersiniz. Çünkü yıldız çalışanlar da sizden aldıkları cesaretle sermeye başlar ve verimsiz çalışanlar haline gelirler.

Hukuk Bürosunda Profesyonel Gelişim Nasıl Olmalı

Danışmanlığını yaptığım hukuk bürolarında karşılaştığım tipik sıkıntılardan biri tecrübeli avukatların genç avukatlara yeterince vakit ayırmamasıdır. Bu nedenle, genç avukatlar işi öğrenirken kendi başlarına kalmakta, çokça hata yaparak hem müvekkilin hem de patronun hışmına uğramaktadır.

Tecrübeli avukatlara sorduğumda aldığım cevap ise aynıdır. “Burası okul değildir. Kendileri okuyup araştırarak doğrusunu bulacaklar. Hata ise hâşâ yapmayacaklar” denir. Bilmelisiniz ki, bu zor görevi başarabilen geç avukat sayısı %10’u geçmez. Geriye kalan %90’lık grup ise yaşadıkları stresli iş ortamı ve yaptıkları hatalardan sonra karşılaştıkları muamele nedeniyle meslekten soğur.

Her meslekte olduğu gibi avukatlık mesleğinde de büyüklerin küçüklere yol göstermesi ve bu uğurda zaman ve enerji harcaması gerekir. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur sözü her zaman geçerlidir.

Diğer taraftan, çalışanlarına yönelik bu tarz bir yaklaşımı lüks gören bir hukuk bürosunda çalışıyorsanız sakın ensenizi karartmayın. Kendilerini geliştirmek isteyen ve yeni şeyler öğrenmeye aç avukatlar! Size bir şey öğretilmesini beklemeyin. Araştırmacı bir avukat gibi çalışın. Çevrenizdeki insanların güçlü yönlerini öğrenin ve bunu nasıl yaptıklarını gözlemleyin. İyi yapılan örnekleri taklit edin. En hızlı ve garantili öğrenme şekli iyi olan modeli taklit etmektir. Ne kadar çok taklit eder ve de tekrarlarsanız o kadar hızlı öğrenir ve başarılı olursunuz.

İş Geliştirme Yönünüzü Nasıl Geliştirirsiniz?

Değerli Takipçilerim,

Her geçen gün artan ilginiz için size çok teşekkür ediyorum. Avukatlıkta iş geliştirme becerilerine sahip olmanın ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu sizlerden gelen sayısız yazı ve mesajlarda çok iyi görebiliyorum. Özellikle Anadolu’da görev yapan avukatların e-kitabıma gösterdikleri ilgi beni fazlasıyla mutlu ediyor. Doğru ve saygın yolları kullanarak yeni müvekkiller kazanan ve bana teşekkür için geri dönen değerli okuyucularıma ben de teşekkürü borç biliyorum.

Bugün, INC. com’da yayınlanan güzel bir makaleyi sizinle paylaşmak isterim. İş hayatında iyi bir imaja sahibi olmak ve iş geliştirme yönünüzü geliştirmek istiyorsanız, bilmeniz gereken beş önemli sırrı aşağıda paylaşıyorlar.

1. Teşekkür notları yazın. Görüşme yaptığınız kişilere mutlaka teşekkür mektupları gönderin. Günümüzde ç0k az insan bu nezaketi gösteriyor. Bu hareketinizle hemen farklılaşır ve öne geçersiniz.

2. Tanıştığınız herkesin ismini öğrenin ve aklınızda tutun. En önemli müşterinizin veya sevgilinizin ismini bildiğiniz kadar, etrafınızdaki tüm çalışanların da isimlerini bilmelisiniz. En küçüğünden en büyüğüne kadar bu özeni göstermelisiniz. Sahip olduğunuz bu dikkat insanlar üzerinde size çok büyük etki sağlar.

3. Asansörde konuşma kurallarını dikkate alın. Yeni katıldığınız bir görüşme sonrası, muhataplarınız hakkında hemen konuşmaya veya yorum yapmaya başlamayın. Yerin kulağı vardır sözünü hatırlayın. Güzel ve gelecek vaat eden bir görüşmeyi dikkatsizce heba etmeyin. Kişisel markanıza zarar vermeyin.

4. İnsanların yüzüne odaklanın. Bir görüşme anında telefonlarınızı kapatın ve tüm dikkatinizi karşınızdaki kişilere verin. Konuşan insanlardan dikkatinizi bir an bile olsun ayırmayın. Gösterdiğiniz dikkat ve özenle onların saygını ve sevgisini kazanın.

5. İnsanları eleştirmeyin. Eleştirecekseniz kendinizi eleştirin. Amiri olmadığınız hiçbir kimseyi olumlu da olsa eleştirmeyin. Çünkü insanlar eleştirilmekten hoşlanmazlar.

Yukarıda belirtilen maddeleri uygulayın. Kişisel marka imajınıza kesinlikle güç katacaktır. Peki, tüm bunlar iş geliştirme gücümü nasıl arttıracak diye sorarsanız bilmelisiniz ki iyi bir iş geliştirme faaliyeti aslında etrafınızdaki insanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamaktır.

İş Geliştirme Bütçeniz Cironuzun Yüzde Kaçı Olmalıdır?

İş Geliştirme harcamalarınız toplam cironuzun yüzde kaçı olmalıdır? Bu soru bana çok gelmektedir. Bazıları %8, bazıları %5 bazıları da %3 bütçe ayırdığını söylemekte. Bu oranların hiçbiri doğrudur veya yanlıştır diyemem. Ama öncelikli olan iş geliştirme planını yılın başında belirlemek ve bu plan için gereken bütçe miktarının ne kadar olacağını tahmin etmektir.

Girişimcilikte bir numaralı kural olan “Önce sat, sonra harca” sözünü serbest avukatlar için uyarlarsak, “Önce planla, sonra harca” en doğrusu olacaktır. Yılın başında planlama yapmadan sadece bütçe belirlemek, bütçeyi sonuç alma bütçesi yerine harcama bütçesi gibi görmenize sebep olur. Benim favorim sıfır iş geliştirme bütçesiyle yola çıkmaktır. Sonuç aldıran iyi iş geliştirme faaliyet planları için her zaman uygun bütçeler oluşturabilirsiniz.