Hukuk Bürolarının Genel Sıkıntısı

Avukatlara verdiğim seminerler sırasında, en büyük sıkıntılarının iş geliştirmedeki uygulama zorlukları olduğunu ifade etmekteler. Görünen o ki, planlı bir uygulama ve proje takibi yapılamadığı için hukuk büroları başlayıp da bitirilemeyen parlak projeler mezarlığına dönüyor.

Bu icraat zayıflığını ortadan kaldırmak için uygulama ekibinin koçluk desteği almasını sürekli tavsiye ediyorum. Avukatlar proje ekiplerinin sevk ve idaresinde yeterli yönetsel becerilere ve zamana sahip olamadıklarından dolayı, heyecanla başlayan işlerde istenilen sonuçlar bir türlü elde edilemiyor. Çok değerli iş geliştirme projeleri rafa kalkıyor, büro istediği atılımı ve büyümeyi gerçekleştiremiyor. Boşa harcanan kaynaklar da cabası. Sonuçlanmadan bırakılan projeler de çalışanların büroya ve yönetime olan güvenini azaltıyor.

Uzman bir koçla haftada bir gün bir araya gelmek proje uygulamalarının takibi ve sonuca ulaştırılması açısından çok faydalı olmaktadır. “Biz iş geliştirme konularını çok tartışıyoruz” diyebilirsiniz. Ama bu harekete geçmek değildir. Önemli olan faaliyet planlarını tasarlamak ve planının adım adım uygulanmasını takip etmektir. Kararlı bir uygulama ve takip size mutlaka sonuç getirecektir.

Büyük İşler Almak İstiyorum. Ne Yapmalıyım?

Serbest çalışan birçok avukatın gönlünde yatan aslan biran önce büyük işler almaktır. Büyük işler alarak büyük kazançlar elde etmektir. Lakin bunu gerçekleştirmek için gereken bedeli birçoğu ödemeye hazır değildir. Danışmanlığını yaptığım avukatların bir kısmında bu durumu başlarda gözlemlemekteyim. En büyük sorun buradadır. Marketing strateji ve planlı çalışma sözcüklerini sadece sözlükte görenlerin altın şehir El Dorado’ya varmaları çok uzun süre mümkün olmayacaktır.

Strateji belirlemeden yola çıkanlar, ucuzuna kaçıp kötü web siteleriyle kendini ifade etmeye çalışanlar, hedeflediği kitleye uzak bir noktada büro açanlar, marketing tekniklerini küçümseyenler, bilinirlik ve saygınlık yaratma yolunda en değerli sermayeleri olan zamanı kaybetmekteler. Günümüzde hala tabeladan müvekkil geleceğini düşünenler bulunmaktadır. Bu kişiler rakiplerine karşı yarışta kesinlikle gerilerde kalmaktadır.

Bir avukat olarak daha hızlı sonuç almak için Marketing Tekniklerini iyi anlamak ve bunu iş hayatına uygulamak gerekir. Danışmanlık alarak bu becerileri edinenler, çarkları daha hızlı döndürürler. Legal Marketing çalışmasıyla kendilerine ayna tutulmasını sağlar ve gelişime açık yönlerini hızla geliştirirler.

Sihirli değnek yoktur. Onun yerine bilinçli ve planlı çalışma vardır.

Bu Yıl Daha Bilinir Olmanız Gereken Bir Yıl

Avukatlar için daha fazla görünür olmak ve bu yolla yeni müvekkiller kazanmak her zaman iyi bir fikirdir. Şan ve şöhretinizin bu yıl daha da artması için yapmanız gereken üç önemli eylem aşağıdadır:

Daha fazla yazı yazın: İster makale yazıyor, ister blog yazarlığı yapıyor veya internet sitenize anlamlı içerikler ekliyor olun. Önemli olan potansiyel müvekkillerinizin ilgisini çekebilecek ve sizlerle çalışma arzularını arttıracak işler yapmaktır.

Dijital ortamda sosyalleşin: Sosyal medyayı kullanarak, yazdığınız özel içerikleri paylaşın. Bunu haftada en az iki defa yapın. İlgilendiğiniz konuyla alakalı sosyal medyada çıkan diğer içerikler hakkında yorum yapmayı da sakın unutmayın.

Daha fazla bire bir görüşme yapın: Genç avukatlar elektronik ortamı sıkça kullanarak iletişim kurma arzusundalar. İş amaçlı gönderdikleri e-postalara cevap gelmediğinde de hemen işin ucunu bırakıyorlar. İşe küsüyorlar. Eski usul telefon açmanın yerini hiçbir şeyin alamayacağını bilmeleri gerekiyor. Şimdi hemen potansiyel müvekkillerinize telefon açın ve onları bir öğle yemeğine veya kahve içmeye davet edin.

Yukarıda anlattıklarım sizin ününüzü ne kadar ün katar kestiremem, ama şurası kesin ki bilinirliğiniz önemli ölçüde artacaktır. Bu da size orta ve uzun vadede yeni iş olanakları olarak geri dönecektir.

Avukatlar İçin Linkedin Kullanma Kılavuzu

 Bir Avukat olarak iş çevrenizi genişletmek, varlığınızı göstermek ve kişisel markanızı konumlandırmak için Linkedin harika bir dijital ortamdır. Tabi nasıl kullanacağınızı biliyorsanız. Yoksa siz de mi amaçsızca "connection" adedinizi arttırmak için Linkedin'e giren ve ilgili ilgisiz gruplara pasif üye olanlardansınız. Eğer öyleyse, bu makale sizin için ufuk açıcı olacaktır.

Linkedin günümüzde bir numaralı b2b iş yapma kanalı haline gelmiştir. İş dünyası oyuncularının en popüler network platformudur. Çoğu kişinin bildiği gibi, hukuk mesleği bir ilişki yönetimidir. Başarı, çevrenizi kullanarak ve etkili bir şekilde çalışarak inşa edilir. Linkedin, sahip olduğunuz kontakların potansiyelini açığa çıkarmak için birçok özelliğe sahiptir.

Linkedin sayesinde yapabilecekleriniz:

Ø Eski ilişkilerinizi canlandırırsınız

Ø Mevcut ilişkilerinizi güçlendirirsiniz

Ø Yeni tanışıklıklar kurarsınız

Ø Sizi takip edenlere varlığınızı gösterir ve kişisel markanızı konumlandırırsınız

Ø Hedef pazarlarınız hakkında bilgi sahibi olursunuz

Ø Bilgi paylaşımını hızlandırırsınız

Etkili bir Linkedin kullanımı size aşağıdakileri sağlar:

1.    Yeni talepler

2.    Yeni görüşme imkânları

3.    Yeni iş fırsatları

Linkedin’i etkili ve sonuç odaklı kullanmanın sırlarını aşağıda sizlerle paylaşıyorum. Bir avukat olarak tesirinizi iki katına çıkarmaya hazır mısınız?

1. Profilinizi mutlaka tamamlayın

Linkedin’e daha üye olmadıysanız veya profilinizi tamamlamadıysanız hemen yapın. Yavaş yavaş da olsa tamamlayın. Zamanla en ideal formunu alacaktır. Bir Avukat için Linkedin’de olmamak otobüs geçmeyen durakta beklemeye benzer.

2. Gözlerinizi gösteren bir fotoğraf yükleyin

Linkedin profilinize mutlaka resminizi ekleyin. İnsanların hakkınızda olumlu bir fikir edinebilmeleri için yüklediğiniz resmin yüzünüzü ve gözlerinizi en iyi şekilde göstermesine dikkat edin. Profesyonel görüntünüze zarar verecek, gündelik kıyafetli, kazak giymiş fotoğraflarınızı sakın koymayın. Burasının Facebook olmadığını hatırlayın. Avukat cübbesi giydiğiniz fotoğrafınızı da koymayın. Yeni mezun, çiçeği burnunda junior avukat gibi algılanabilirsiniz. Cüppe aynı zamanda insanların bilinçaltına mahkeme ve dava mesajları verir. Kimse mahkemeye düşmek istemediği için itici bile olmaktadır. Bunun yerine bir iş adamı veya iş kadınına yakışan formal kıyafetlerde olmanız en doğrusu olacaktır. Unutmayın! Resimsiz profiller, vitrini olmayan dükkânlar gibidir.

3. Başlığınızı doğru yazın

Başlık, isminizin hemen altında yer alan bölümdür. Unvanınızı ve uzmanlığınızı ifade edeceğiniz en önemli kısımdır. Başlık bölümünün iletişim ve mesaj verme gücü rakipsizdir. Başlığı profesyonel yaka kartı gibi görebilirsiniz. Sahip olduğunuz hukuk dalı uzmanlığınızı ifade etmek için çok iyi bir fırsattır.

4. "Update" paylaşımı yapın

Linkedin’de sosyal paylaşım imkânı veren bu kutucuğu sonuna kadar kullanın. Üzerinde çalıştığınız işler, yeni gelişmeler veya memnun kaldığınız durumlar hakkında detaya girmeden merak uyandıracak şekilde üstü kapalı bilgi verin.  İsterseniz bir makale veya önemli bilgiyi de ekleyerek iletişimde olduğunuz insanlara bilgi vermeniz ilgi uyandırır. Takip edilmeniz artar.

5. Internet sitenizin adresini yazmayı unutmayın

Linkedin’in sağladığı güzelliklerden biri de üç adede kadar internet adresi eklemenize imkân verir. Bloğunuz, şirket sitenizi veya twetter sayfanızı buraya ekleyebilirsiniz.

6. URL kişiselleştirerek, profilinizin herkes tarafından görülmesini sağlayın

Linkedin’e ilk üye olduğunuzda, kişisel profilinizin bağlandığı adres biraz karışık olmaktadır. Örnek: benim orjinal Linkedin URL adresim: linkedin.com/in/tarkankarabel/89/123/32bx. İdi. Özel ayarladığım URL adresim ise linkedin.com/in/tarkankarabel oldu.

Kısa sürümü kartvizite veya e-posta altına yerleştirmek için daha uygundur. Telefonda söylerken de işinizi kolaylaştırır. Bununla beraber, arama motorlarında da arandığınızda kolayca gözükürsünüz.

İkinci adımda profilinizi “public” haline getirmelisiniz. Bu şekilde herkesin size ulaşmasını ve hakkınızda bilgi sahibi olmasını sağlarsınız. Arama motorlarında da öne çıkarsınız.  

7. Özet kısmına copy paste yaparak özgeçmişinizi sakın yapıştırmayın

Özet kısmın adı üstünde özettir. Tüm hayat hikâyenizi buraya yerleştirmenizin bir anlamı yoktur. Bunun yerine özet kısmını kişisel markanızı ve hedeflediğiniz iş alanlarını konumlandırmak için kullanmalısınız. Kendinizi de bir hukuk dalında uzman olarak konumlandırmalısınız.

8. Connection gerçekleştirin

Kiminle “connection” yapacağınıza ancak siz karar verebilirsiniz. Bazıları çılgın gibi connection skoru elde etmeyi amaçlarken, bazıları daha seçici olmakta, sadece tanıdıkları ve daha önce iş yaptıkları insanlarla bağlantı kurmaktadır. Nasıl bir yöntem uygulayacağınıza siz karar vereceksiniz. Hangisi sizin için daha uygun ve doğruysa onu yapın.

9. Tavsiyeleri dikkatli ele alın

Linkedin profilinizin tamamlanması için sizi tanıyanların iki adet tavsiyesine ihtiyaç duyarsınız. Bilginiz dışında kimse sizin için tavsiye yazamaz. Avukatlıkta reklam yasağını dikkate almanızda,  sizi aşırı öven ve reklam yaptığınız izlenimini uyandıracak tavsiyelerden uzak durmanızda fayda vardır.

10. Gruplarda aktif olun

Yukarıda yazılanları gerçekleştirdikten sonra, Linkedin’i iş amaçlı kullanmaya başlayabilirsiniz. Bunun için de gruplara dâhil olmanız gerekmektedir.

Gruplarda insanların nasıl konu açtığını ve neler anlattığını başta izleyin. Grubun kültürünü anlamaya çalışın. Daha sonra da yavaş yavaş topa girmeye başlayın. Yorumlarınız ve tartışmalarınızla grubun kanaat önderi oluncaya kadar yazarlığınızı ilerletin. Grupları kullanmak çok etkili bir dijtal varlık gösterme ve uzmanlığınızı anlatma fırsatını size verecektir. Uzmanlığınızı bu yolla insanların beynine kazıdığınızda, yeni işlerin size gelmesi başlayacaktır.

Dijital dünya mı,gerçek dünya mı?

Bir avukat olarak görünürlüğünüz ne kadar artarsa yeni iş fırsatları yakalama olasılığınız o kadar çok olmaktadır. Günümüzde dijital ortamda daha fazla görünmek en önemli başarı kriterlerinden biri haline gelmiştir. Yazdığınız makaleler, yayınladığınız ilgi çekici yazılar ve bilgilendirici özellikte içerikler insanlar tarafından izlenmenizi sağlar.

Artık sosyal medya’yı en iyi şekilde kullanan avukatlar rekabette birkaç adım öne geçmektedir. Fakat, siz siz olun, sakın kendinizi sadece dijital dünyada gösterme hatasına düşmeyin. Dijital dünya saygın bir görüntü oluşturmak için idealdir. Ama hiçbir şey bir telefon açmanın yerini tutamaz. Telefonla hedeflediğiniz insanlara ulaşmanız, bir öğle yemeğine veya kahve içmeye davet etmeniz, onlarla iş olanakları hakkında sohbet etmeniz size arzu ettiğiniz sonuçları getirecek yegâne yöntemdir. En iyi avukatlar dijital dünyada varlık göstererek, gerçek dünyada bir görüşmeden diğerine koşanlardır.   

Bu networking ne zor iştir!

 Daha önceki yazılarımda, avukatların en zorlandığı işlerin başında yeni insanlarla tanışma ve çevre edinme geliyor demiştim. Düşüncesi bile birçoğunuzun tüylerini diken diken ediyordur. İnanırım.

Hayal edin! Tanımadığınız bir salona giriyorsunuz ve ortada yer alan grubun yanına yaklaşarak, en şirin halinizle onlarla sohbet etmeye çalışıyorsunuz. Bu, her baba yiğit avukatın yapabileceği bir iş değildir. Kabul ediyorum zordur. Ama imkânsız değildir.

Salona girmeden önce, kendinize bolca telkinde bulunmanız gerekir. “Ben hoş sohbet biriyim. İnsanlar benimle tanıştıklarında bana hayran kalırlar. Çünkü ben ilginç ve ağzı laf yapan bir kişiliğim. Herkesle iyi geçinirim.”

İtiraf etmeliyim. Kendim bile bunca yıldan sonra yeni insanlarla tanışırken çok rahat olduğumu söyleyemem.  Ama bunu yenmenin yolunu artık biliyorum. Bu sırları sizinle paylaşmama müsaade edin.

Öncelikli olarak, bir toplantı veya davete insanlarla iş amaçlı tanışacağım diye gitmeyin. Yüzünüzden ve vücut lisanınızdan hemen belli olur. Bunun yerine, bulunduğunuz ortamlarda insanlarla arkadaşlık etmek için fırsatlar arayın.

2. Önemli sır, tanıştığınız insanlara yardım etmek için elinizden geleni yapın. Ayaküstü görüşmelerde bile karşınızdaki insanların işlerini ve sıkıntılarını öğrenmeye çalışın. İnsanlara zaman ve para kazandırabilecek, sorunlarına çözümler üreten bir yaklaşımınız olursa, onların dikkatini hızla çekersiniz.  

Avukatlıkta başarılı olmanın kuralı ne kadar çok insan tanıdığınız değil, ne kadar çok insana yardımcı olabildiğiniz, yol gösterebildiğiniz ve dostluk eli uzatabildiğinizdir. Unutmayın ki, veren el alan elden üstündür. Verdikçe kazanmaya başlarsınız. Bu anlattıklarım sıradan insanların bir avukatta aradıkları en temel değerlerdir.

 

Bundan böyle, tüm sosyal organizasyonlara çevre edinmek amacıyla değil, dostluklar kurmak amacıyla gidin. Sonuçları görünce çok ama çok şaşıracaksınız.

 

 

  

Hukuk Büronuzun Yıllık Bütçesi Hazır mı?

Yeni bir yıla başladık. Hukuk Büronuzun yıllık bütçesini geçen yılın Kasım ayında hazırlamaya başlamış ve Aralık ayı ortasında onaylatmış olmanız gerekirdi. Son durumunuz nedir? Yoksa siz, hala bir bütçe hedefi olmadan çalışan hukuk bürolarından mısınız?

 

Ofiste çalışan Avukatlarla ve tüm destek ekibiyle yıllık hedefleri üzerinde mutabakata vardınız mı? Yoksa herkes bu yıl da belirlenmiş ve yazıya dökülmüş iş hedefleri olmadan mı çalışacak. Sayısal hedefleri ve bütçesi olmayan hukuk bürolarının planlı büyümesi çok zordur. Hukuk Bürolarının da artık bir işletme gibi yaşatılması gerektiğini görmeli, evrensel kuralları ve performans kriterlerini dikkate alarak ofisin başarı seviyesi ölçülmelidir.

 

Büronuzun geleceği elde ettiğiniz iş sonuçlarını ölçmenize bağlıdır. Hukuk Bürolarının giderlerini düşürüp, gelirlerini arttırması ve kar üreten bir yapı haline gelebilmesi için bütçe hedefleri doğrultusunda çalışması beklenir. İş bütçeleri, o yıl gerçekleştirmeyi ön gördüğünüz satış ciroları, genel giderler ve harcama kalemlerini içerir. Bütçesi olmayan hukuk büroları, ne kazanıp ne kaybettiğini tam olarak bilemez, maliyetlerini hesaplayamaz, karlılık performansını ölçemez. Hedefleri olmayan avukatlar da pazardaki fırsatları tam anlamıyla göremez.  

 

Her çalışanın bir yıllık bütçe hedefi olması zaruridir. Bu hedef, çalışanla karşılıklı mutabık kalınarak belirlenir ve imza altına alınır. Her ay sonunda gerçekleştirdiği performans o ayki hedefine kıyaslanır. Çalışanın başarı oranını izlemek, yıllık hedefinize sizi adım adım yaklaştırır. Hedeften sapmaların yaşanması durumunda, çalışanla alınabilecek ilave önlemler tartışılmalıdır. Sonuç olarak, iş hayatında, ölçmediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz. Sadece, yönettiğinizi sanırsınız. Yıllık bütçelerin hazırlanması, kişisel hedeflerin belirlenmesi ve performans ölçümlerinin yapılması hakkında daha fazla bilgi ve desteğe ihtiyaç duyarsanız benimle irtibata geçebilirsiniz. [email protected]

Siz de Başarabilirsiniz

Başarıya giden yolda dış dünyada yaşanan ve sizi etkileyen gelişmeleri kontrol etmeniz mümkün değildir. Kontrolünüzde olan tek şey ne kadar çaba gösterdiğinizdir.

Her sabah erken kalkıp bir yeni müvekkil daha kazanmak için yaptığınız girişimler, bıkıp usanmadan gerçekleşen telefon görüşmeleriniz, müvekkil ziyaretleriniz, her saat yeni bir insanla tanışmak ve her gün daha fazla bilinir olmak için gösterdiğiniz çaba sizi hedefe ulaştıracak tek dayanağınızdır. 

Piyasalar çıkar iner, işler artar veya azalır. Değişmeyen tek şey işinize olan sevginiz ve gösterdiğiniz mücadele azminizdir. Kendi çabanızı takdir ederken iş başında ne kadar süre geçirdiğinizi düşünmek ve bundan gurur duymak budalacadır. Önemli olan hangi hedeflere bu süre zarfında ulaşabildiğinizdir.  Çaba, koyduğunuz hedefleri ne oranda yakaladığınızla ölçülür. Harcadığınız değerli zaman ve efor karşılığında hedeflediğiniz sonuca ulaşıyor musunuz, ulaşmıyor musunuz? Esas olan budur.

Pazarlamanın Gücü Söyleminizi Değiştirin Herşey Değişsin

Genç Avukatlara Beşi Bir Yerde Tavsiyeler

1. Üstat avukatların tavsiyelerini dinleyin ama onların geçtiği kariyer yollarından geçmeyin. Çünkü o zamanlardaki sosyo ekonomik şartlarla bugünün şartları arasında çok büyük farklar vardır. Onların uyguladığı teknikler bugün için demode kalır.  Bu nedenle, kendiniz yeni bir kariyer yolu inşa etmelisiniz.

2. Siz aslında iş almaya çalışan bir avukat değilsiniz. Hukuk hizmeti veren bir iş adamı veya iş kadınısınız.  Bu iki bakış açısının yarattığı sonuçlar büyük farklılık gösterir. Birçok avukat, mesleğinin iş geliştirme tarafına gereken ilgiyi göstermez ve bu alanda çabalarını minimumda tutar. Başarı, tam tersi düşünenleri sever. İyi bir işadamı veya işkadını olmayı kucaklayın.

3. Sınırlı kaynaklarınız var. sabit giderlerinizi en aza indirecek şekilde yapılanın. Kaynaklarınızı müvekkillerinizle olan temas sıklığını ve kalitesini arttırmak için kullanın.  

4. Avukatlık mesleğiyle ilgili sık sık duyacağınız iki nasihat vardır: 

1.     Serbest Avukatlıkta nakit akışına dikkat etmek gerekir.

2.     Serbest Avukatlık insan ilişkileri yönetimidir.

Birçok müvekkiliniz olabilir. Lakin vadesi gelen ödemelerinizi karşılayacak geliri zamanında elde edemiyorsanız, kapınıza alacaklılar dayanır. Avukatlıkta ay var günü besler, gün var ayı besler. Bu nedenle, işletme sermayenizi güçlü tutmanız gerekir. Nakit akışınızın düzenli ve sıkıntısız ilerlemesi için de size gereken mükemmel bir müvekkil ilişkisidir.

İyi bir müvekkil avukat ilişkisi tahsilâtlarınızı hızlandırır. İşinizin tıkır tıkır yürümesini sağlar. Bu amaçla,  müvekkilleri işinizin merkezine koyun ve onlara kral muamelesi yapın. Sonuçlar yüzünüzü güldürecektir.

5. Amerikalı Ünlü Yazar Ernest Hemingway’in şu özlü sözünü aklınızdan çıkarmayın: “Hayat, uğrunda savaşmaya değecek kadar güzeldir.” Zaman zaman bu sözün doğruluğu hakkında şüpheye düştüğümüz olur. Lakin bugüne kadar hep doğru çıkmıştır ve çıkmaya da devam edecektir.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayınhttp://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/