Müvekkilden Referans İstemenin Harika Bir Yolu

Avukatların iş hayatında en zorladığı konu mevcut müvekkillerden referans istemek ve işlerini bu yolla geliştirmektir. “Referans istersem acaba müvekkilin gözünde değer mi kaybederim?” tarzı endişeler birçok avukatı eyleme geçmekten alıkoyar. İşte size saygın bir şekilde referans istemenin ve hedefe ulaşmanın harika bir yolu:

İlişkilerinizin çok iyi olduğu favori müvekkillerinizi belirleyin. Onları teker teker akşam yemeğine çıkarın. Şu sorunuza cevap almadan onları sakın bırakmayın:

“Sizin gibi değerli iş ve arkadaş çevrenize hizmet vermek için ne yapabilirim?”

Bu yöntem her zaman işe yarar çünkü

  1. Müvekkiller kendilerine ve fikirlerine çok önem verdiğinizi düşünürler.

  2. Söyleyecekleri genelde sizinle neden çalıştıklarının, sizi neden tercih ettiklerinin ifadesidir. Kişisel markanızı nasıl algıladıklarını ortaya koyarlar.

  3. Yeni müvekkiller bulmanızda kendilerini sorumlu hisseder, konuyu sahiplenerek yeni insanlarla tanışmanız için motive olurlar.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

Konferansa Katılım Öncesi ve Sonrası Dikkat Etmeniz Gerekenler

Bir Avukat olarak bir konferansa katılmaya karar vermeden önce nelere dikkat etmeniz gerekir? Hava durumuna mu?  Konferansın gerçekleşeceği egzotik şehire mi?  Hiç biri değil. Lakin öyle önemli noktalar vardır ki, bunları es geçerek konferanslara katılmak kaynakların boşa harcanmasına sebep olur.

Bir konferansa katılıp katılmamaya karar verirken aşağıda belirtilen noktalar iş geliştirme hedefinize ulaşmada size yardımcı olacaktır:

  1. Kim katılacak? Eğer bu konferansa mevcut müvekkilleriniz katılıyorsa, şüphesiz ki sizin de orada olmanız gerekir. Bu şekilde, mevcut müvekkillerinizle ilişkinizi sıcak tutabilir, onların yanında olduğunuzda, bulunulan ortamlarda sizi yeni müvekkil adaylarıyla tanıştırmalarını sağlayabilirsiniz. Müvekkillerinizin katıldığı konferansların hangileri olduğunu bilmiyorsanız kendilerine önceden sorun veya geçmiş konferanslar ve katılımcıları hakkında sektörel araştırma yapın.

  2. Networking fırsatı olacak mıdır? Birçok konferansta genellikle bu imkân sağlanır. Fakat bire bir temas kurma ve tanışma imkânının daha fazla olduğu konferansları öncelikli olarak tercih etmenizi tavsiye ederim. Örneğin; şehir turlarının dâhil olduğu programlar veya resmiyetin olmadığı toplantılar ve davetler bu konferansları sizin açınızdan daha verimli hale getirecektir. Bu aktiviteler sırasında yemeklerde hedeflediğiniz insanların yanına oturmaya gayret edin.

  3. Konferansta hangi çalışma grupları ve seanslara katılmalıyım? Bulunacağınız çalışma grupları ve seanslarda seçici olmanızda fayda vardır. Çalışma gruplarının sadece eğitsel yönünü değil, müvekkil adaylarının katılıp katılmadığını da dikkate almalısınız. Bu seanslar daha samimi tanışma ve kendinizi ifade etme fırsatlarını size sağlayacaktır.

  4. Takip, takip, takip. En önemlisi takiptir. Avukatların verimli geçen konferans sonrasında işlerini geliştirememelerinin bir numaralı nedeni takip eksikliğidir. Kişisel markanızı hatırlatma planınız olduğunda tanıştığınız insanlarla mektup, e-posta ve telefon yoluyla tekrar iletişime geçebilirsiniz. İnsanlarla temas kurmayı bıraktığınızda ise onların radarından hızla çıkarsınız.

Katıldığınız her konferanstan azami verim almanız dileğiyle,

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

Bir Avukat Olarak İş Geliştirme Planınız Hazır mı?

2015 Yılında iki ayı geride bıraktık. 2015 Yılı iş geliştirme planını yapmak için geç mi kaldığınızı düşünüyorsunuz? Öyleyse hata yapıyorsunuz. Bir iş planı yapmak için asla geç değildir. Rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez. Artık zaman kaybetmemelisiniz.

İş Geliştirme planınız sayfalar dolusu olmak zorunda değildir. Uygulaması basit ve anlaşılır olmalıdır. Basit olması, özellikli ve süreli bir plan olmayacağı anlamına gelmez. Aynı zamanda, hesap verilebilir bir plan da olması gerekir.

Etkili bir iş geliştirme planında yapmanız gerekenler aşağıdaki gibidir:

Net hedefler koyun. Hedefleriniz ölçülebilir olmalıdır. “Daha fazla iş almak istiyorum” bir hedef değil, temennidir. “X adette yeni müvekkilin işini ay sonuna kadar alacağım” ise gerçek bir hedeftir.

Konfor alanınızı terk edin. İş geliştirme faaliyetlerinizin sonuç vermesi için sizi zorlayıcı faaliyetler içinde bulunmanız gerekir. Aynı bildik şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemezsiniz.

Tamamlama süreniz olsun. Hedeflerinize süre tahdidi koymazsanız, erteleme hastalığına yakalanırsınız. Günler, aylar gelip geçer. Bunun için, bitirme süresi mutlaka belirtin. Örneğin: “25 Mart tarihine kadar 2 müvekkil adayıyla öğle yemeğine çıkacağım ve iki mevcut müvekkilimi telefonla arayıp hatırlarını soracağım”.

Bir kişiye hesap verebilir olun. İş planınızın gidişatını ve faaliyet performansınızı sorgulaması için bir meslektaş, bir arkadaş veya bir koçtan destek isteyin. Birine hesap verebilir olmanız iş disiplininize güç katacaktır. Bu tarz bir koçluk desteğinin size faydası, hedeflerinizi gevşemeden yerine getirmeniz ve zorlu iş hayatında yıpranan moralinizin yerine gelmesi olacaktır.

Öyleyse hemen bir beyaz kağıt ve bir kalem alıp plan yapmaya başlayın. Göz kamaştıran bir plana değil basit ve etkili bir plana ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

Marketing & İş Yönetimi Fikirleri

Bu okuyacaklarınız, iş hayatının günlük kaosu içerisinde kendinizi güçsüz hissettiğinizde, tekrar net bir görüşe sahip olabilmeniz ve iş yapma gücünüzü şarj edebilmeniz için hazırlanmıştır.

  1. Pazarlama fiyattan başka esaslarda nasıl pazarda rekabet edileceğinin yanıtıdır. Pazarlama bir kurumun iş üretme merkezidir.
  2. Pazarlamanın özgün formülü şudur. “Gereksinimleri bul ve onları karşıla.” Akıllı kurumlar odaklanır. Eski bir özdeyişe göre: “İki maymunun birden peşine düşerseniz hiç birini yakalayamazsınız.”
  3. Kitlesel pazarlar pek çok ihtiyaç gediklerinden oluşur. Bir gedikteki ihtiyaç sahipleri birilerinin kendi gereksinimlerine ilgi gösterilmesinden mutluluk duyar. Eğer sizin kurumunuz onlara daha iyi hizmet ederse, gediğin sahibi siz olursunuz. Her ne kadar bir gedik çok büyük değilse de, kazancı yüksektir. Bir gedik iki oyuncuya yetmeyecek kadar küçük olduğundan rakipler ondan uzak duracaktır. Bu şekilde, aynı gediğe daha fazla hizmet sunabilirsiniz.
  4. Başarının üç sırrı aşağıdaki şekilde açıklanabilir. Erken kalk, geç saate kadar çalış ve petrolü bul. Başarının en zor yanı başarılı olmaya devam etmek zorunda olmanızdır.
  5. Başarı asla bir son değildir. Aslında başarı başarısızlığın başlıca nedenidir. Beş yıllık bir başarı herhangi bir işi bozar. Kurumdaki esas büyük sorun daha önceki başarılı iş modeliyle kalakalmaktır.
  6. Başarı sendromuna karşı en iyi savunma biçimi başarıyı geçici ve hatta tehlikeli bir durum olarak görmektir. Hafif paranoyak ve mevcut durumundan rahatsız bir düşünce tarzı sizi ayakta tutacaktır.
  7. Bugün organizasyonlar bulundukları yerde kalabilmek için daha hızlı koşmak zorunda. Hayatta kalmak, kendi kendinizin yamyamı olmanızı gerektirir. Kurum içindeki değişim hızı dış dünyadaki değişim hızının gerisinde kaldığında sonunuz yakın demektir.
  8. Başarısızlık geldiğinde de her zaman kötü olarak görülmemelidir. Başarısızlık daha akıllı bir şekilde tekrar baştan başlamak için tek fırsattır. Hiç başarısızlık yaşamamış birini işe almak sakıncalıdır. Genç yaşta birkaç başarısızlık yaşamanın pratik anlamda çok büyük yararı vardır.
  9. Liderliğin yarısı ilham vermekse, diğer yarısı tutarlılıktır. İş dünyasında bir liderin görevi vizyonu ile amaç yaratmaktır. Vizyon görünmez şeyleri görme sanatıdır. Vizyonun başka insanlarda bir ihtirası tutuşturabilmesi için önce liderin gönlünde alev alev yanması gerekir. En iyi liderler kendilerini yetenekli çalışanlarla kuşatmak isterler. Kendilerinden daha zeki çalışanlar bulmaktan büyük keyif alırlar.

  10. Çalışanlar sizin işinizdir. Pazarlama planlarınızı yapan da bozan da onlardır. Öncelikle çalışanları samimi, bilgili ve güvenilir olmaları yönünde eğitin. Bu memnun müşteriler yaratacaktır. Memnun kalan müşteriler de tekrar gelecektir. Çalışanlarınız sizin iç müşterilerinizdir. Çalışanlarınızla ilişkileriniz iyi değilse, dış müşterilerinizle ilişkileriniz asla iyi olamaz. Çalışanlarına az maaş veren bir kurum karşılığını da az alacaktır. Sık sık ayrılan çalışanların yerini doldurmak size paraya ve zamana mal olacaktır. Yetenekli ve motivasyonu yüksek çalışanlar bulmak ve onları elde tutmak iş başarısının anahtarıdır.

  11. Akıllı kurumlar dolgun maaş verirler. Bu şekilde, en iyi kişileri kendilerine çekerler. Bu kişiler ortalama çalışanlara göre aldıkları yüksek maaşı katlayacak oranda daha iyi performans gösterirler. Böyle kurumlar çalışan dolaşımıyla daha az karşılaşırlar.

  12. Kurumlar salt iş merkezleri değil insani ve sosyal organizasyonlardır. Çalışanların kendilerini değerli bir iş yapan ve değerli katkılarda bulunan iyi bir organizasyonun mensubu olduklarını hissetmeleri önemlidir.

  13. Çalışanlara bir işten ziyade bir hedef vermek önemlidir. Büyük organizasyonlar en alt kademedeki çalışanların bile kendilerini iyi hissetmelerini sağlar. Bunun için herkese ağır başlılıkla ve değer vererek yaklaşılmalıdır. Ancak, saygı göstererek saygı görürsünüz.

  14. Müşterilere daha fazla değeri daha hızlı iletebilmek için az sayıda ve daha akıllı kişiler istihdam edilmelidir. Kimse size işinizi garanti edemez, sadece müşteriler size işinizi garanti edebilir. Çünkü, müşteriler hepimizi kovabilecek tek güçtür.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

Büyük Hukuk Bürolarıyla Nasıl Rekabet Edersiniz?

Küçük bir hukuk bürosu olarak çalışmanın birçok zorlukları vardır. Hele ki çalıştığınız alanlarda karşınıza büyük bürolar çıkıyorsa. Diğer taraftan, küçük bir büroyu yönetmenin size sunduğu birçok avantaj da bulunmaktadır. Mesela, esnek olmak, süratle karar alabilmek, uygulamaya geçebilmek ve sınırları geniş bir çalışma özgürlüğü gibi. Sahip olunan bu avantajlara karşın, tecrübeli ve kalabalık avukatları, sayfa sayfa müvekkil referans listeleri ve birçok hizmet personeli olan hukuk bürolarıyla başa çıkmak size zor görünebilir.

Zorlu rekabet şartlarına rağmen pazarın belirli bir bölümü küçük hukuk bürolarıyla çalışmayı tercih eder. Bu nedenle, hukuk büronuzun mevcut yapısını avantajınıza çevirmek sizin görevinizdir. Küçük bir büro olarak neleri yapamayacağınıza odaklanmak yerine, neleri büyüklere göre daha iyi yapabileceğinizi düşünün. Küçük bürolar hızlı harekete geçmeyi müvekkillerine sağlar. Müşteri odaklı ve değer yaratan bir davranış sunar. Genelde bu özellik büyük hukuk bürolarında yıllar içerisinde kaybolan bir rekabet avantajıdır.

Tecrübeli Avukatların çok iyi bildiği gibi, müvekkiller hukuk bürolarıyla çalışmazlar, onlar hukukçularla çalışırlar. Bunu her zaman hatırlamalısınız. İş Geliştirme ve müvekkil odaklı çalışmaya yoğunlaşmalısınız.

İmajınızın büyük rakiplerinizin gölgesinde kalmasına müsaade etmeyin

Dijital ortamda veya yazılı malzemelerinizi incelediğimizde size vereceğimiz işlerin altından kalkabileceğinize ikna olmalıyız. Sizin hakkınızda insanların zihinlerinde oluşan, cevaplanmayı bekleyen kritik sorularla ancak kişisel marka imajınızı yüksek tutarak başa çıkabilirsiniz. Bu sorular: Sizinle neden çalışayım? Yeterince tecrübeniz ve bilgi birikiminiz var mı? dır. Dijital dünyada araştırma yapan potansiyel müvekkillerin sizin yeterli olamayacağınızı düşünmelerine asla neden olmayın.

Küçük Hukuk Büroları tarafından yapılan en yaygın hata, bir internet sitesine sahip olmamak ya da bir internet sitesini hatıra binaen bilgisayarcı akrabasına yaptırmaktır. Bu amatör çalışmanın dışarıya vereceği etki çok kötü olacaktır. Internet sitenizin tasarım, içerikleri ve yazılı malzemeleriniz kalite açısından büyük bürolarla kafa topuna çıkacak kadar iyi olmak zorundadır. Profesyonel görünmeyi ve algı yönetimini para tasarrufu yapmaya sakın kurban etmeyin. Para tasarrufu yapılacak nokta asla burası değildir.

Hukuk Büronuzun küçüklüğünü bir eksiklik olarak değil de bir değer olarak pazarlayın

Dijitalleşmiş ve son sürat değişim yaşayan iş dünyasında, birçok insanın köklü hukuk bürolarına bakışı farklı oluyor. Onları, bilindik düzende ilerleyen, yenilikleri yakından takip etmekte zorlanan ve müşteri odaklı yaklaşımları zayıf şeklinde algılamaktadırlar. İşte bu algıyı kendi avantajınıza kullanabilirsiniz. Örneğin, internet sitenizde, yazılı tanıtım dosyalarınızda küçük hukuk büronuzun kişiye ve kuruma özel sunduğu hizmetlerden bahsedin. Müvekkillerin uzun vadeli ve kalıcı bir hizmet sağlayıcısı olduğunuzu bilmelerini sağlayın.

Büyük büroların başarılı olmakta zorlandığı alanlardan bir tanesi de müvekkilin işini ve hedeflerini tam olarak anlayabilme konusudur. Müvekkil size özel veya ticari bir sorunla gelebilir. Sizin göreviniz sorunun arkasında yatan ihtiyacı ve ulaşılmak istenen hedefi anlamak ve bu amaca yönelik çözüm üretebilmektir. Bu şekilde, müvekkilin güvenini tam olarak kazanırsınız.

Dünya standartlarında yaratcı hizmet sunun

Sorunu ele alışınız sırasında yaratıcı olun. Bazı hukuk büroları iş yükleri ve fazla sayıda müvekkil adedi nedeniyle müvekkillere basmakalıp cevaplar verebilmektedir. Daha önceki müvekkil hangi cevapları duymuşsa, diğerleri de benzer cevaplar ve yorumlar alabilmektedir. Siz bunu kesinlikle yapmayın. Müvekkilin sorununu ele alırken, onu ana hedefine nasıl ulaştıracağınızı kendisiyle paylaşın. Bu titiz yaklaşımı gösterdiğinizde sizin sadece hukuki meseleleriyle değil, kişisel veya mesleki amaçları için de kafa yorduğunuzu anlayacaklardır.

Küçük Hukuk Bürolarının bazı zorlukları aşabilmesi için diğer küçük hukuk bürolarıyla işbirliğine gidin

Ülkemizde binlerce küçük avukatlık bürosu var. Sahip oldukları tecrübelerden yararlanabilmek ve bazı davaları onlarla birlikte takip etmek size zaman ve para kazandıracaktır. Bilmediğiniz bir alanda telefon açıp danışabileceğiniz bir çözüm ortağınızın olması çok faydalıdır.

Teknolojiyi sonuna kadar kullanın

Teknolojiyi kullanarak kurumunuzun sunduğu hizmetleri en hızlı bir şekilde müvekkillere ulaştırabilir ve daha fazla sayıda müvekkil adayıyla gün içerisinde temas kurabilirsiniz. Ne kadar çok temas kurarsanız da o kadar fazla işi alma ihtimaliniz artar.

Hukuk Büronuzda Zehirli Çalışanı Nasıl Fark Edersiniz?

Bir çalışanın hukuk bürosundaki görevi içinde olduğu organizasyona değer katmaktır. Bu değeri yaratamadığı anda kurumun çıkarı o kişinin yerine daha iyisini bulmak olmalıdır.

Değerli elemanlar işlerine tutkuyla bağlıdır. Hedefe ulaşmak için ekstra kilometreyi koşmaktan asla çekinmezler.  İşverenlerine, çalışma arkadaşlarına ve müşterilerine sürekli değer sunarlar. Bu tarz insanlarla herkes çalışmak ister.

Maalesef, bazı zamanlar işe eleman alırken çok da şanlı olamıyoruz.  Bu konuda altın kuralı her zaman akılda tutmakta fayda vardır:  İşe eleman alırken çok yavaş, çıkartırken çok hızlı olmanız gerekir.  Bir çalışanınız kendisinden beklenen performansı ve davranışı ofis içerisinde sergileyemiyorsa ona bunu yapabilmesi için iki defa fırsat verin. Eğer, tüm çabanıza karşın olumlu sonuç alamıyorsanız, yolları ayırma konusunda tereddüt etmeyin.

Sunulan tüm fırsatlara rağmen düzelmeyen, yol ayrımına gelinmesi kuvvetle muhtemel çalışanlarda karşılaşabileceğiniz ortak zehirli davranışları aşağıda bulabilirsiniz:

  • İşler ters gittiğinde başkalarını suçlarlar
  • Yeni işlere girmekten kaçınırlar
  • İş ve toplantılara geç gelmeyi umursamazlar
  • Problemlerden sürekli kaçınırlar
  • Bitmesi gereken işleri olabildiğince uzatırlar
  • Başarısı kesin olmayan işlere gönüllü olmazlar
  • Hiçbir şeye endişelenmemeye çalışırlar
  • Kendileriyle anlaşamayanların kuyusunu kazarlar
  • Delegasyonu işlerden kurtulmak için yaparlar
  • Kişileri herkesin önünde eleştirmeyi tercih ederler
  • İş arkadaşlarından kendilerini izole ederler
  • Kendilerinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlamaya çalışırlar
  • Kendilerinin yerini alır korkusuyla kimseye bir şey göstermez ve öğretmezler
  • Üstlerine sürekli yağcılık yaparlar
  • Başkalarının yetenek ve işlerini küçük görürler
  • Risk almazlar
  • Kötü haberi iletmek için sonuna kadar beklerler. Kötü haber veren olmak istemezler ve işleri daha da kötü duruma sokarlar
  • Eve sürekli iş götürür, işleri yetiştiremezler
  • Eğitimlere katılmak istemezler sürekli “gerek yok” derler

Müvekkilin Nabzını Garantili Nasıl Tutarsınız?

Genelde birçoğumuz olumsuz eleştiri almaktan rahatsız oluruz. Müvekkillere hizmetlerimizden memnun olup olmadıklarını sormaya çekiniriz. Bu hassas konulara girmek istemeyiz. Sunduğumuz hizmetin kalitesi yüksektir diyerek kendimize telkinde bulunuruz. Sonuçta, müvekkil yaşadığı memnuniyetsizlik ve düşük performans sebebiyle bir de bakmışsınız kurumu terk edivermiş. Halbuki işini yapmak için canla başla çalışıyordunuz. Artık iş işten geçmiştir. Peki, bu durumu önlemek ister misiniz?

Siz siz olun, müvekkillerden her zaman geribildirim isteyin. Bunun için can atın. Rekabetin çok yoğun yaşandığı bu dönemde işinizin kalıcı ve sürdürülebilir olmasını ancak bu şekilde sağlarsınız. Müvekkillerin yaşadıkları olumsuzluklar sebebiyle sizi terk edip bir başka hukuk bürosuna gitmesini önlersiniz.

Aşağıda, müvekkillere telefonda sorabileceğiniz, çok değerli bilgileri size ulaştıracak altın soruları bulacaksınız. Bu soruları siz veya asistanınız onlara yöneltebilir, kurum ve hizmetleriniz hakkındaki görüşlerini net bir şekilde öğrenebilirsiniz. Gelen bilgiler ışığında iş süreçlerinizi geliştirebilir, hizmet kalitenizi arttırabilirsiniz. Bir taşla iki kuş vurmanız mümkün olur. Fikirleri alınan müvekkilleriniz de kurumunuzda kendilerini daha değerli hissederler ve sizi kolay kolay terk etmezler.

  1. Hukuk Büromuz tarafından sunulan hukuk hizmetlerini düşündüğünüzde aklınıza ne geliyor?
  2. Bu hukuk hizmetlerinin size ve işinize değer yarattığına inanıyor musunuz?
  3. Lütfen 1’den 5’ekadar aşağıda belirtilen hizmet özelliklerimizi derecelendirir misiniz?
  • Hizmetin kalitesi                                                                                            1 2 3 4 5
  • Sunulan hukuki çözümünün kalitesi                                                         1 2 3 4 5
  • Sunulan hukuki çözümünün ihtiyaçlarınıza cevap verebilirliği        1 2 3 4 5
  • İşinizin anlaşılması ve detaylarına hakim olunması                           1 2 3 4 5
  • Tavsiyelerde bulunma ve çözüm üretme                                                 1 2 3 4 5
  • İşinize karşı titiz olunması                                                                         1 2 3 4 5
  • Dakiklik                                                                                                          1 2 3 4 5
  • Uygun ücretlendirme                                                                                  1 2 3 4 5

4. Hukuk büromuz hizmetlerini daha iyileştirmek için sizce ne yapabiliriz?

5. Hukuk büromuzla tekrar çalışmayı düşünür müsünüz?

6.Hukuk Büromuzu tavsiye eder misiniz?

  • Evetse neden……………………………………….
  • Hayırsa neden………………………………………

7. Sormam gereken ama sormadığımı düşündüğünüz bir soru var mıdır?

8. İlave bir yorumda bulunmak ister misiniz?

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayınhttp://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

İyi Bir Dinleyici misiniz?

Koçluk desteği vererek iletişim becerilerini geliştirdiğimiz avukatların iyi bir dinleyici olma özelliği genelde düşük çıkmaktadır. Sadece avukatların değil belki de tüm insanlığın sorunu iyi bir dinleyici olamamak gibi görünüyor. Bu bir çeşit hastalık. Avukatlar bu hastalıktan maalesef olumsuz etkilenmekteler. Müvekkilin güvenini kazanmakta sıkıntılar yaşayan ve arzu ettikleri işleri sırf bu sebeple alamayan sayısız avukat var. Biraz dikkat ve kendini kontrol ederek onlar gibi olmayabilirsiniz.

İyi bir dinleyici olmanız için yapmanız gerekenler aşağıdaki gibidir:

Kişiyi önemsediğinizi gösteren bir tavrınız olsun.

Bunun için kafa yapınızı değiştirmeniz gerekmektedir. Karşınızdakini gerçekten önemsediğinizi hissettiren davranışlar içinde olmanız değerlidir. Göz temasını korumanız, anlatılanları takip ettiğinizi onaylayan, başınızı yukarıdan aşağıya sallayarak sizi anlıyorum diyen bir vücut lisanın olması kritik öneme sahiptir. Ne olursa olsun, konuşma esnasında gözlerinizi karşınızdaki kişiden kaçırmamanız gerekir. Kişi konuşurken onu izlemek yerine cep telefonunuza kaçamak bakışlar atmamalısınız. Sıkıldığınızı karşı tarafa gösteren saçla oynama, kalem çevirme gibi kontrolsüz bir vücut lisanınız olmamalıdır.

Orada bulunma sebebiniz siz değilsiniz.

Bırakın karşınızdaki kişi kendini fazlasıyla ifade etsin. Bu şekilde tam olarak meselesini anlama olanağına kavuşursunuz. Karşı taraf konuşmasını bitirmeden sizi dinlemeye ve bilgi alma hazır değildir. Karşı taraf konuşurken kafanızda ona nasıl cevap vereceğinizi ve uzmanlığınızı göstereceğinizi düşünüyorsanız aslında onu dinlemiyorsunuz demektir. Cevabı hemen vermek ve anında kendinizi ispat etmek zorunda değilsiniz. O an konunun cevabını biliyor da olsanız bilmediğinizi düşünün. Konuyu araştırıp kendisine kapsamlı bir dönüş yapacağınızı ifade ettiğinizde, karşı tarafın güvenini kazanmış olursunuz. Bununla birlikte onu iyi dinleyerek de her şeyi tam olarak anlamış olursunuz. Lütfen unutmayın, müvekkilin amacı tam olarak sizin tarafınızdan anlaşılabilmek, sizin amacınız da onu tam olarak anlamak ve ona en uygun çözümü sunmaktır.

Sükut en iyi dostunuzdur.

Bir konuşmada sadece dinleyen olduğunuzda mutlaka daha fazla bilgi elde edersiniz. Bırakın insanlar ihtiyacınız olan bilgiyi size versin. Bir taşla iki kuş vurun. Hem pür dikkatinizle ve onlara verdiğiniz önemle güvenlerini kazanın, hem de ihtiyacınız olan bilgiye ulaşın.

Sonuç olarak, daha iyi bir dinleyici olmayı öğrendikçe, müvekkilleriniz de kendilerinin daha çok dinlenildiğini ve saygı duyulduğunu hissedecekler. Kazanan siz olacaksınız.


Biyografinizin Gücü

Biyografinizi Güçlendirin ve Çekici Bir Hikâye OluşturunAvukatlar biyografilerini sık sık güncellemelidir. Bu şekilde etkileyici bir iş geliştirme enstrümanına sahip olurlar. Biyografinizin, iyi yazılmış, doğru noktalara temas eden ve müvekkil adayının sizinle çalıştığında neleri elde edeceğini anlatan bir yapıda olması gerekir.

Biyografi oluştururken dikkat etmeniz gerekenleri aşağıda bulabilirsiniz:

Yapılması Gerekenler:

  1. Arzu ettiğiniz müşteri grubunu hedef alın. Hedef müşterilerin sizinle çalışması için onlara yönelik ilgi çekici faydalar ekleyin.
  2. Biyografinizin kişiliğinizden ve entelektüel zekânızdan ipuçları veren bir içeriğe sahip olsun.
  3. Biyografinizi kısa tutun. Çok kısa değil ama maksimum 150 kelime içermesine dikkat edin.
  4. Gerçekleştirdiğiniz projeler ve çözdüğünüz vakalar hakkında bilgi verin. Müvekkillerinizde yazılı izin almadığınız sürece isimlerini kullanmayın. Böyle yapmadığınız takdirde, bu hareketinizden çok rahatsız olacaklarını ve sizinle çalışmaya son verebileceklerini unutmayın.
  5. Biyografinizde her zaman yeni bir resim bulunmasına dikkat edin. Yirmi yıllık eski bir fotoğrafla yeni bir müşterinin karşısına çıktığınızda bu resimle yanlış bir mesaj vereceğinizi unutmayın.

Yapılmaması Gerekenler:

  1. Özgeçmiş, Biyografi değildir. Müşteriler sizin kariyer basamaklarınızla ilgilenmezler. Onları ilgilendiren onlar için neler yapabileceğinizdir.
  2. Kendinizi olduğundan büyük göstermek kesinlikle sakıncalıdır. Sahip olduğunuz bilgi ve beceri o alanda uzman olmanızı sağlayacak bir noktadaysa tabi ki bundan bahsedebilirsiniz.
  3. Çok ekside almış olduğunuz ödüllerden bahsetmeyin. Güncel başarılarınız varsa bunları öne çıkarın.
  4. Okuduğunuz okulu öne çıkarmaktan ziyade kariyer yolculuğunuzda edindiğiniz tecrübeleri insanlarla paylaşmak sizi daha profesyonel ve işinin ehli gösterecektir.
  5. Baroya üye olduğunuz tarihi Biyografinize koymayın. Yeni mezunlar bu hataya düşmekteler. Bu onları tecrübesiz ve çiçeği burnunda göstermektedir. Diğer taraftan çok uzun zaman önce baroya üye olanlar da yaşlı ve pahalı olarak algılanırlar. Bu nedenle, ne tecrübeli avukatlara ne de yeni avukatlara tarih yazmayı tavsiye etmiyorum.

 Biyografiler, kişin kendi kendini hedef kitlelere tanıtma yöntemlerinden bir tanesidir. Bio’nuzun keskin, hedefi on ikiden vuran, kısa ve öz olmasına dikkat edin. 

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/

Avukatlar için İş Geliştirme Sırları 1

  1. Her gün 3000-5000 arası pazarlama mesajının bizlere değişik mecralar kullanılarak ulaştırıldığını biliyor musunuz? Hedef kitlenize yönelik verdiğiniz mesajı sürekli kılamazsanız, bu çılgın mesaj selinin arasında kaybolup gidersiniz. Hedeflediğiniz kişilere ulaşmak ve mesajlarınızı istikrarlı bir şekilde bu kişilere ulaştırmak size başarıyı getirecektir.
  2. Danışmanlık verdiğim bazı avukatlar birebir çalışmalarımız başlarken, şu faaliyetleri yaptık, bu noktaları ziyaret ettik, bu kişilerle tanıştık diyerek geçmişte yaptıklarını sürekli bana söylüyorlar. Halbuki, iş geliştirme ilminde başarılı olmak için, “yaptık” yerine “yapıyoruz” diyebilmek önemlidir.
  3. Hukuk danışmanlığı hizmetlerinin kaliteli bir şekilde sunulmasında ne gibi rolleri olacağını çalışanlarına her gün soran bürolar, yeni işler almada kıskanılacak bir güce ulaşıyorlar.
  4. İş Geliştirmenin sabah yataktan kalkmayla başladığını biliyor musunuz? Bir Avukat olarak yaptığınız her eylemde çevrenizdekilere “Vay Canına” dedirtmeniz ve güçlü bir etki oluşturmanız gerekir. Yazdığınız bir e-posta mesajında, yaptığınız bir telefon görüşmesinde etrafınızdaki potansiyel müvekkiller sizin hakkınızda “Vay Canına” diyorlar mı?
  5. Türkiye’nin ilk kadın pilotu kimdir deyince aklınıza Sabiha Gökçen geliyor mu? Geliyor. Peki, 2. kadın pilotu kimdir diye sorsam. Tabi ki gelmez. Kendinize 1. olacağınız yeni bir iş alanı yaratın. Aksi takdirde, kimse sizi umursamaz.
  6. Sizinle niye iş yapayım, ne farkınız var?” sorusuna vereceğiniz net bir cevabınız yoksa rekabet sizi ezer geçer.
  7. Müvekkilerinize ne kadar başarılı bir hukuk bürosu olduğunuzu söylemek yerine sorunlarını nasıl kolayca çözeceğinizi vurgulamak size daha fazla sonuç getirir.
  8. Hukuk Bürosu olarak biz her işi yaparız algısını müvekkil adaylarına vermemelisiniz. Herkes için her şey olmaya çalıştığında, değersizleşirsiniz ve fiyat rekabetiyle yaşamak zorunda kalırsınız.
  9. Telefonda müvekkillere nazik olmayan çalışanların, aramalara geç dönen avukatların verdiği zararı yüz binlerce liralık tanıtım bütçeleri telafi edemez.
  10. Müvekillerinizin geceleri uykularını kaçıran şeylerin ne olduğunu bilmiyorsanız, iş geliştirme faaliyeti yapmıyorsunuz demektir. Sadece meşgulsünüzdür.

İş geliştirme yaparken size garantili şekilde zaman ve para kazandıracak yöntemler ve daha fazlası için e-kitabım satışa sunulmuştur.

Sipariş için tıklayın: http://www.tarkankarabel.com/2020/05/tum-yonleriyle-avukatlikta-is-gelistirme-teknikleri/