Bu networking ne zor iştir!

 Daha önceki yazılarımda, avukatların en zorlandığı işlerin başında yeni insanlarla tanışma ve çevre edinme geliyor demiştim. Düşüncesi bile birçoğunuzun tüylerini diken diken ediyordur. İnanırım.

Hayal edin! Tanımadığınız bir salona giriyorsunuz ve ortada yer alan grubun yanına yaklaşarak, en şirin halinizle onlarla sohbet etmeye çalışıyorsunuz. Bu, her baba yiğit avukatın yapabileceği bir iş değildir. Kabul ediyorum zordur. Ama imkânsız değildir.

Salona girmeden önce, kendinize bolca telkinde bulunmanız gerekir. “Ben hoş sohbet biriyim. İnsanlar benimle tanıştıklarında bana hayran kalırlar. Çünkü ben ilginç ve ağzı laf yapan bir kişiliğim. Herkesle iyi geçinirim.”

İtiraf etmeliyim. Kendim bile bunca yıldan sonra yeni insanlarla tanışırken çok rahat olduğumu söyleyemem.  Ama bunu yenmenin yolunu artık biliyorum. Bu sırları sizinle paylaşmama müsaade edin.

Öncelikli olarak, bir toplantı veya davete insanlarla iş amaçlı tanışacağım diye gitmeyin. Yüzünüzden ve vücut lisanınızdan hemen belli olur. Bunun yerine, bulunduğunuz ortamlarda insanlarla arkadaşlık etmek için fırsatlar arayın.

2. Önemli sır, tanıştığınız insanlara yardım etmek için elinizden geleni yapın. Ayaküstü görüşmelerde bile karşınızdaki insanların işlerini ve sıkıntılarını öğrenmeye çalışın. İnsanlara zaman ve para kazandırabilecek, sorunlarına çözümler üreten bir yaklaşımınız olursa, onların dikkatini hızla çekersiniz.  

Avukatlıkta başarılı olmanın kuralı ne kadar çok insan tanıdığınız değil, ne kadar çok insana yardımcı olabildiğiniz, yol gösterebildiğiniz ve dostluk eli uzatabildiğinizdir. Unutmayın ki, veren el alan elden üstündür. Verdikçe kazanmaya başlarsınız. Bu anlattıklarım sıradan insanların bir avukatta aradıkları en temel değerlerdir.

 

Bundan böyle, tüm sosyal organizasyonlara çevre edinmek amacıyla değil, dostluklar kurmak amacıyla gidin. Sonuçları görünce çok ama çok şaşıracaksınız.

 

 

  

  1. Hüseyin Güleryüz

    Bugüne kadar bu olaya hiç böyle yaklaşmamıştım. Bir toplantı veya davette karnıma ağrılar girerdi. Artık sizin söylediğiniz şekilde insanlara yaklaşacağım.

  2. ÖZDAL EL ACAR

    Ben farkında olmadan yazılanları hayatıma uygulamış durumdayım sanırım. Yazdıklarınız tamamı ile doğru bence. Herhangi bir ortama veya davete iş edinme veya müvekkil çevresi yaratma çabası ile giriyorsanız, o davet size eziyet vermeye başlıyor, onun yerine rahat olup, ” nasılsa iş beni gelir bulur ” düşüncesi ile hareket ederseniz, hem davetin keyfini çıkarmış hem de işi kapmış oluyorsunuz. Zaten çevremizdeki herkes potansiyel bir müvekkil bizim için:)) Hiç gerilmeye gerek yok ki..

    Esenlikler herkese…

Yorum Yapın